"Oliver Twist kılık kıyafetin öneminin öyle farkındaydı ki, bunun en güzel örneğiydi! Bu zamana dek sırtındaki biricik şey olan battaniyenin içinde, bir asilin çocuğu da olabilirdi, bir dilencinin de! En ukala yabancı dahi onun aslını neslini tayin etmekte zorlanırdı...Ama şimdi, hep aynı işe kullanıla kullanıla solmuş, eski entarilere sarılmıştı ya, mühürlenip etiketlenmiş oldu ve hemen o anda toplumdaki yerini alıverdi: Düşkünler evindeki bir öksüz... Affet büyüyecek olan çocuk... karnı hiçbir biçimde bütünüyle doymayacak, yaşamı itime kakıla ordan oraya süründürülmekle geçecek olan sığıntı, horgörülen bir canlı ki, toplum tarafından aşağılanacak ve kimse ona güler yüz göstermeyecek.
Oliver yüksek perdeden bağırıp ağlıyordu. Eğer belediye ve kilise yetkilileriyle düşkünler evi idarecilerinin vicdanına terk edilmiş bir öksüz ve yetim olduğunu bilebilseydi, belki de daha yüksek sesle basardı çığlığı."