Ve insan, yaşadığı çevrede ya onarılıvor ya da hasta oluyor. Kötü, çirkin insan ilişkilerinin içinde olduğunuz zaman hasta oluyorsunuz; güzel insanlarn
arasında olduğunuz zaman da zor şartlar altında dahi olsanız onarılıyor ve hastalıklardan kurtuluyorsunuz.
Ayaşlı Şakir Efendi bu meyanda şöyle diyor:
"Her peri simâya bakmaz, dîde-i nâdide-bin,
Her sevâd-ı zülfe meyletmez dil-i sevdâ-karin,
Âfitâb-ı hüsn-i hüban akıbet eyler ufül,
Ben muhibb-i lâ-yezâl'im lâ-ühıbbül-âfilîn"
Yani şair diyor ki: Ariflerin gözü her peri yüzlüye bakmaz, gerçek sevdalı olan, her zülfe gönlünü kaptırmaz. Çünkü güzellerin güzellik güneşi sonunda batacaktır. Ben, zevali olmayan, ebedi olarak var olan sevgiliyi seviyorum; ben, batanları sevmem.
Bu mevzu aslen Kur'ân-ı Kerîm'de geçiyor. Hazreti Ibrahim, güneşin, yıldızların, ayın battığını görünce, "Bunlar benim Rabbim olamaz. Ben batanları sevmem" diyor. Çünkü gerçek manada güzel olan Cenab-ı Rabbül Alemin ve onun yarattıklarıdır. O güzelliği bulup ortaya çıkarmak ise kula aittir.