Şükran

10/10
·310 syf.··
Beğendi
·
2026 31. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Mart 2026 21:40
Kemal M. Kemal Sayar ın “Ölümden Önce Bir Hayat Vardır” kitabını bitirdim. Bu kitap bana sadece hayatı değil, hayatın içindeki durakları, karşılaşmaları ve anlamları yeniden düşündürdü. Sayfalar ilerledikçe insanın kendine dönmekten başka çaresi olmadığını fark ediyorsun. Kitapta geçen bir alıntı (s-109) özellikle kalbime dokundu: “Bazı karşılaşmalar için Allah’a şükredersiniz; o insanı yolunuza çıkardığı ve size bir süreliğine yoldaş kıldığı için nimetin sahibine hamd edersiniz.” Bu satırları okurken aklıma tek bir kişi geldi. Bu kitabı bana hediye eden, varlığıyla bazı yolları daha anlamlı kılan o güzel insan… Helimee Belki uzun cümleler kurmaya gerek yok ama şunu biliyorum: Bazı insanlar gerçekten bir “karşılaşma” değil, bir lütuftur. Bu kitap bana hayatı anlatırken, sen bana o hayatın içindeki anlamı hatırlattın. Teşekkür ederim :) Herkese iyi okumalar .
Ölümden Önce Bir Hayat VardırM. Kemal Sayar · Kapı Yayınları · 2017748 okunma
Reklam
Kendime çıkan sayfalar
9/10
·48 syf.··
Beğendi
·
2026 30. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 21 Mart 2026 21:22
İzdiham 54 … Bir dergi değil de, sanki geçmişimin sayfalarını çevirdim. Her yazıda kendimden bir iz, her satırda unuttuğumu sandığım bir duygu vardı. En çok da acıtan anılarım çıktı karşıma. Ama garip bir şekilde… iyi geldi. Helimee bu dergiyle tanıştırdığın için teşekkür borçluyum. Çünkü bu sadece bir dergi değil, beni bana hatırlatan bir yolculuk oldu..
İzdiham - Sayı 54 (Ocak-Şubat 2024)İzdiham Dergisi · İzdiham Dergisi · 2024380 okunma
Şifalı dergilerden
10/10
·48 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2026 22:58
@ İzdiham - Sayı 52 (Ocak-Şubat 2022) şimdi bitirdim ve içimde garip bir sessizlik var. Sanki kalabalık bir odadan çıkmışım ama o kalabalık içimde kalmış gibi… Normalde dergilere inceleme yazmam. Ama bu sayı, özellikle İzdiham olduğu için, bende bir şeyleri yerinden oynattı. Bazı sayfaları okurken sadece bilgi edinmedim; bilmediğim kapılar açıldı. Bilmediğim isimler, kavramlar, bakış açıları… Hepsi zihnimde yeni bir pencere oldu. Sanırım bir süre etkisinde kalacağım gibi dönüp dönüp her kelimesi müthiş derin anlam taşıyan altı çizili alıntılarımla kucaklaşacağım. İyi okumalar.
İzdiham - Sayı 52 (Ocak-Şubat 2022)İzdiham Dergisi · İzdiham Dergi · 2022370 okunma
Efsun
9/10
·244 syf.··
Beğendi
·
2026 15. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 03 Şubat 2026 22:16
Bir kitabı elime aldığımda, ilk bakmayı sevdiğim şey yazarın kimliği değil, metnin bana ne söylediğidir. Hatta çoğu okuduğum kitabın yazarını hatırlamam,sadece kitabın bana kattıkları kalır. Ne yazık ki Efsun’u okumaya başladığımı söylediğimde, kitabın kendisinden önce yazarın kimliği tartışma konusu oldu. “Nasıl okursun?”, “Sana yakıştıramadım, memurluğunu riske atarsın”, "okursan da yalnızken oku kimse görmesin”, “Siyasetçiden yazar olmaz”… gibi cümlelerle karşılaştım. Buna kırıldım. Çünkü edebiyatın, kimlik kartlarından ve ezberlerden daha geniş bir alan olduğuna inanıyorum. İşin tuhaf tarafı şu: Tarihte milyonların ölümüne doğrudan sebep olmuş isimlerin kitapları, çoğu zaman “tarihi merak” ya da “entelektüel ilgi” başlığı altında sorgulanmadan, coğrafyasına dinine ırkına bakılmadan okunabiliyor. Ama konu kendi coğrafyamızdan yazarlar olunca, okur bir anda zan altında kalıyor. Demek ki hümanizm, bazı coğrafyalarda ve bazı kimliklerde durup kalıyor. Oysa ben ne siyasetin içindeyim ne de olmak istiyorum. Ben yalnızca okurum. Burda da yazarın kimliğini değil, her kitabında biraz daha olgunlaşan kalemini sevdim. Efsun’a gelince… her sayfası merak uyandırdı, her sayfasında daha çok şaşırdım.. yeri geldi gözlerim doldu yeri geldi tebessüm ettim. Duygular karşı tarafa çok derin bir şekilde işlenebiliyor. Özellikle aşk çok güzel bir şekilde ele alınmış… Aşk, sadece iki insan arasındaki bir mesele değil; hafıza, yara, bekleyiş ve suskunlukla birlikte anlatılıyor. Diğer bir etkilendiğim kısım ise empati duygusuydu. Empatiyi, “ben senin yerine olsam” kolaycılığına indirgemeyen; aksine herkesin acısının kendine özgü olduğunu hatırlatan bir yerden konuşuyordu. Şu alıntısı bu yüzden benim için çok kıymetli: “Empati kendini başkasının yerine koymak değildir bence. Kendini asla
EfsunSelahattin Demirtaş · Dipnot · 20244,869 okunma
Teşekkürler canım Kemal Sayar
10/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2026 23:20
Kemal Sayar, Başı Sunuklar İçin Kılavuz’da modern insanın en kırılgan hâline dokunuyor: yorulmuşluğa, yetememişliğe, incinmişliğe… Bu kitap bir anlatıdan çok, bir durup soluklanma çağrısı. Hayatın hızına yetişemeyenlere, güçlü görünmekten bitap düşenlere usulca fısıldıyor: “Yalnız değilsin.” Kitap boyunca hissedilen şey, bir yargılama değil; derin bir merhamet. Sayar, insanın düştüğü yerden utanmaması gerektiğini, bazen başı öne eğik yaşamanın bir zayıflık değil, bir hassasiyet göstergesi olduğunu hatırlatıyor. Her satırda insan kendine daha yumuşak bakmayı öğreniyor. Çünkü bu kitap, “neden böyleyim?” sorusundan çok, “böyleyken de değerli miyim?” sorusuna cevap arıyor. Ya da okuyucusunu tedavi etmeye çalışan bir rehberden çok, onunla aynı bankta oturan bir yol arkadaşı oluyor. Ve anladım ki Başı Sunuklar İçin Kılavuz, hayata tutunamayanlara değil; hayata tutunurken incinenlere yazılmış bir kitap. Güçlü olma zorunluluğunun altında ezilen, kırılganlığını saklamak zorunda hisseden herkes için… Kitabı bitirdiğinizde her şey düzelmiş olmuyor belki ama insan kendine şunu söyleyebiliyor: “Bu hâlimle de insanım… Uzun zamandır kalbimde sessiz sessiz oturup bana eşlik eden bu kitabı şimdi bitirdim lakin kapatmadım. Bu incelemeyi bitirdiğim gibi en baştan kitabı okumaya başlayacağım. Ara ara yine alıntılar yapacağım hatta ikinci kez inceleme bile yazdırtacak bana canım M. Kemal Sayar Tavsiye etmiyor kesinlikle okuyun diyorum:) Bu güzel eserle beni tanıştırdığın için teşekkür ederim:) Helimee
Başı Sınuklar İçin KılavuzM. Kemal Sayar · Kapı Yayınları · 20194,266 okunma
Reklam