Hüsna

Hüsna
@demirel_husna
69 okur puanı
Eylül 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
@demirel_husna·
·
sabitlendi
Aynanın karşısına geçti, sıvıya bulanmış ellerini yıkamaya başladı. Yıkadıkça koku yoğunlaşıyor, elleri ise hafifliyordu. Damlalar döküldükçe suçu hafifliyor gibiydi. Sahi, neden yapmıştı bunu? Zihnini kurcalayan bu soruyla mücadele etmek onun için oldukça zordu; çünkü sorgulamayı uzun süre önce bırakmıştı. Otomatik bir değirmen gibi öğütüyordu yoluna çıkanları. Güzel veya çirkin olması fark etmiyordu onun için, yeter ki mekanizmasına zarar vermesin. Direnç gösteren taneler olursa da problem değildi aslında; onları oradan söküp atabilirdi. Güçlüyse parçalayarak yapardı bunu, çok güçlüyse de taneyi çatırdatacak bir sebep üretirdi. Böylece onun uğraşmasına gerek kalmadan buğday kendi kendini parçalardı. En verimli yol buydu aslında. Kendi kendini parçalayan taneler, çarka zarar vermeyi bırakın, işleri de kolaylaştırıyordu. Bir taraftan da korkuyordu aslında: Bir gün taneler ona inanmayı bırakıp birbirine tutunursa, kendini nasıl koruyabilirdi ki? ​Neyse ki bu soruna çözüm üretmeye çalışmasına bile gerek bırakmayacak kadar ahmaktı buğdaylar. Ahmak ve kör... Aynaya baktı; gururlu ve hüzünlüydü. Bu iki duygu nasıl olur da bir arada yaşanabilirdi? Aslında cevabı oldukça basitti: Kendini ispat dürtüsüyle vicdanı çatışıyordu. Bir yanı ona ateşin kötü olduğunu söylese de diğer yanı kibriti çakmaktan geri duramayacak kadar alışmıştı. Otomatik bir şeydi bu onun için; sonuçları kendini bağlamayan eylemler örüntüsüydü. Domino taşlarının başında kendi parmağının olduğunu bilmekten geliyordu içindeki hüzün. Suçunun farkındaydı. Ancak basit bir parmak hareketiyle bütün taşları yerle bir etmek onu gücün doruklarına taşıyordu. Bu hazzı başlarda saklıyordu. Ah, o utanç duygusunun olduğu zamanlar! Bazen kendini sorgulasa da geri dönemeyecek kadar uzaktaydı artık. Aslında vicdanı gevezelik
1000Kitap
Reklam
Bazen unutmak, beynin kendini koruma yöntemidir. Çünkü bazı gerçekler, zihnin taşıyamayacağı kadar ağırdır.
Alıntı
Her şeyini kaybettiğin bir dünyada, geçmişi hatırlamak bir lütuf değil, ağır bir lanettir.
Alıntı
Korku, en hızlı yayılan virüstür; bedeni değil, doğrudan ruhu hastalandırır.
Alıntı
Eğer insanlığımıza tutunmazsak, savaştığımız canavarlardan hiçbir farkımız kalmaz.
Alıntı
Reklam