Vesvesenin iyi olanı bozmak için tetikte beklediğini anlatıyorsun. Hadi şimdi seçim yap. İçindeki huzuru ve sevgiyi mi seçeceksin? Zihninde seni yıkıma ve savaşa yönlendiren sesi mi?
Seçim tamamıyla sana ait.
O an derin bir nefes aldım ve "Allahım bu duygudan sana sığınırım..." dedim.
Bu hayatla , kendinle ama en önemlisi de Yaradan ile barışabilmen... Çünkü bütün kavgaları farkında bile olmadan hep O'nunla yaparsın. Kime kızarsan kız. hesabın hep O'nunladır.Olanı kucakladığında işler değişir. Kucaklamanın diğer adı kabuldür.
Utançla mücadele etmenin en iyi yolu onu paylaşmak. Sırlarımızı paylaşmak, hem kendimizle ilişkimizi hem insanlarla ilişkimizi iyileştiren şifa dolu bir yöntem.
Suçlu hissettiğimizde belirli bir davranışa olumsuz bakıyoruz ve yapıcı, telafi edici bir davranış sergiliyoruz. Yani "Yanlış bir şey yaptım" diye düşünüp harekete geçiyoruz. Ama utanç öyle değil. Utanç daha çok içe kapanmamıza neden oluyor. Suçluluk, dikkatimizi dışa çevirip eyleme geçmeye teşvik ederken, utanç kendimizi algılama şeklimizi etkiliyor. Tüm benliğimize ilişkin olumsuz bir resim çizmemize neden oluyor. İçimizde dolaşan duygulara odaklanıp "Ben kötü bir insanım" gibi genel olumsuz düşüncelere dönüşüyor. "Kusurlu ve yetersiz" bir benlik anlayışıyla, bir nevi ortadan kaybolma hissi uyandırıyor. Çünkü bizim gördüğümüz bu "kusurlu" kişiyi başkaları da görmesin diye. Suçluluk hisseden kişi özür dileyerek ya da telafi edici bir davranışta bulunarak bu duyguyu hafifletebiliyor. Utanç durumunda ise "kusurlu" benlik deneyimini düzeltmek için fazla çözüm yok.