"Ama bazen, hayatta acıyı hissetmeye değecek bir şeyin olduğunu hissediyordum. Orada bir yerlerde ve bulunmayı bekliyor. Hissedilmeyi, yaşanmayı istiyor. Aşk eğer gerçekten varsa, yaşanmayı talep ediyor. Sadece bu. Aşk yaşanılmayı talep eder."
"...Değer verdiğiniz birinden gelen bir hakaret binlerce bıçak darbesine eş değerdi. O anı geriye alamazdınız, hiç yaşanmamış gibi davranmayı deneyebilirdiniz ama yapamazdınız; o bıçaklar bedeninizden asla çıkmazdı. Aksine, sanki binlerce el gelip daha da acı vermek istercesine döndürürdü."
"çok zaman geçti, gitti ikimizden
özür dilerim seni üzdüysem
sadece dinle hiçbir şey düşünmeden
şimdi bunlar geldi içimden
bu akşam seni çok özledim
bütün şarabı tek başıma içtim
kırgınlığım bile geçti kalmadı
şimdi bunlar geldi içimden..."