Nazlıcan

Nazlıcan
@denizindalgas
"Et, ölü ve doğranmış hayvanların parçalarıdır" yargısı ya da daha da yalın haliyle "Et cinayettir" yargısı gerçek anlamı dile getirir ve insanı simgesel düşünmekten alıkoyar. Bir vejetaryen olarak sesini duyurma savaşının önemli bir kısmı simgesel düşünmeyi tercih eden bir toplumda gerçek anlamın sesini yükseltebilmektir.
Sayfa 154·Kitabı okudu
Düşünce
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Kayıp gönderge sistemi; kendini uzaklaştırma, üstünü örtme, yanlış yorumlama ve suçu başkasının üstüne atma aracılığıyla hakimiyetini sürdürür.
Sayfa 143·Kitabı okudu
Düşünce
Montaj hattının takdiminden sonra çok sayıda çalışanı Ford'u terk etti. Braverman'ın gözlemine göre: "Montaj hattına verilen bu ilk tepkide, işçinin bu yeni iş tipin duyduğu doğal tiksintiyi görürüz" Ford, üretken olma hissinden yoksun bir üretkenlik takdim ederek, iş kavramının anlamını parçalara ayırdı. Geç kapitalizmde insan bedeninin bölümlere ayrılması, parçanın bütünü temsil etmesinin de önünü açar. Mezbaha modelinin montaj hattında çalışan işçilere de uygulandığı çok belirgin olmadığı için, bütün varlıklar olarak, ataerkil kültürde ki kayıp gönderge sisteminin etkisini kendilerinin de tecrübe ettiğini fark edemezler.
Sayfa 121 - Seri üretim fabrikalarında iş bölümü yaparak işçiyi emeğinden yabancılaştırma ve onu yaptığı işten soyutlama. Kapitalizm. Bunun nesnelestirilmiş hayvanların yemek olarak tarif ettiğimiz et olma sürecinin parçalara ayrılmasıyla bağdaştırılması ve aslında a·Kitabı okudu
Düşünce
Bilhassa tecavüz öyle etkili bir imgeleme sahiptir ki bu ifade kadınların gerçek deneyimlerinden başka şiddetli tahribatlarda mecazi olarak uygulanır; 1970lerin ilk yıllarında ekolojik yazında geçen 'dünyaya tecavüz edilmesi' gibi. Böylece kadınların deneyimi başka baskıları açıklamak için bir araç haline gelir. Cinsel şiddetin dili mecazi anlamda kullanıldığında, bizzat bedenlerine tecavüz edilen kadınlar kayıp gönderge haline gelir. Bu terimler, kadınları değil anca onların deneyimlerini akla getirir.
Sayfa 102·Kitabı okudu
Düşünce
Rousseau'nun söylediklerini farklı sözlerle ifade edecek olursak: Hayvanlar her yerde zincirlenmiş vaziyettedir; lakin onları özgür olarak resmeden bizizdir. Bu inkar çok güçlüdür. Hayvanların özgürlüğü sanısını iletmek için, erkek egemen kültürün imgeleri bir diğer sözde özgürlükten kopya çeker: kadının cinselliğinin tüketimi. Bu yüzden hayvanlar ve kadınlar (aslında öyle olmamalarına rağmen) yalnızca özgür olarak tasvir edilmez, ayrıca cinsel olarak da özgürmüş gibi gösterilir. Sonuç, etin cinsel politikasıdır.
Sayfa 42 - 10.yıl önsözünden·Kitabı okudu
Düşünce