Rüveyda
fezayı bağlayarak yorgun kanatlarına bir güvercin uçurup kıtalar arasından çağırdın beni geçerek birer birer sürgün kanyonlarını derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı yıkarak yalnızlığa kurduğum sarayımı yetim çığlıklarımı duyurmak üzre sana koşup geldim; iliştir beni memnu bahtınaadını söylemek istemiyorum her hecesi amansız bir kor dudaklarımda her harfine yıllardır şimşeklerle yarıştım zindanlara karıştım, ölümlerle tanıştım adını söylemek istemiyorum rüveyda dediğim zaman anla ki, senin için yürüyor kelimeler çığlığımın atardamarlarındanhangi yıldızdır bilmem, gözlerin kayar da üzerime rüveyda önce tuhaf bir deprem yayılır bedenime sonra açılır önümde ıstırab vadileri silik renkleriyle adımlarıma çözülmeye yüz tutan bir mazi mühürlenir hayalin bittiği menfeze doğru alaca bir at koşar içimde zamansız, mekansız nefese doğruuslanmaz bir yürek taşıdığıma dair yaygın bir kanaat dolaşır aynalarda oysa rüveyda baştanbaşa ben kevser akan, gül kokan bir kalbin filiziyim.kitaplara sürdüğüm kapkara lekelerden bir anlatsam nasıl utandığımı bir doğrulsam eğildiğim yerlerden
Deprem yoktu neden evim yıkıldı.?
Reklam
İhtimal binde 1
Aşık olduğunuzda, bu geçici bir çılgınlıktır. Bir deprem gibi patlak verir ve sonra yatışır. Ve yatıştığında, bir karar vermeniz gerekir. Köklerinizin, asla ayrılmamanızın düşünülemez olduğu kadar birbirine kenetlenip kenetlenmeyeceğini anlamanız gerekir. Çünkü aşk budur. Aşk nefes kesici bir duygu değildir, heyecan değildir, günün her saniyesinde çiftleşme arzusu değildir. Geceleri uyanık yatıp onun vücudunuzun her yerini öptüğünü hayal etmek değildir. Hayır… kızarmayın. Size bazı gerçekleri söylüyorum. Çünkü bu sadece aşık olmaktır; ki hepimiz kendimizi buna ikna edebiliriz. Aşkın kendisi, aşık olma hali yanıp kül olduktan sonra geriye kalan şeydir. Çok heyecan verici gelmiyor, değil mi? Ama öyle!”
Şehit PÖH Emre ALBAYRAK'ın eşi İrem ALBAYRAK'tan.
Canımın içi Emre’mle 2016 senesinde dershanede tanıştık. Lise bitmiş mezuna kalmışız. Dershanenin ilk dönemi Emre üç arkadaşıyla birlikte bir sınıfta duruyordu ben de önlerinden geçtim. O sırada Emre gözünü ayırmadan bana bakıyordu bir şey diyecekmiş gibi. Tabii o zamanlar yaş 17-18. Ben de önünden geçerken ne bakıyorsun diye tersleyerek sınıfa gittim. O da peşimden geldi, ders zili çalmamış Emre de geldi bir bakar mısın diyerek sınıftan çıkardı beni konuşmak için. Ben de gittim sonra dedi ki benim de bacım var eğer rahatsız ettiysem bir daha bakmam dedi. O ana kadar hep ters davranıyordum öyle deyince ne kibar ne şerefli bir çocuk diye oracıkta aşık olmuştum akşam hemen anneme anlatmıştım. O sırada Emre hiç bana bakmıyor bu kez ben sürekli bana baksın diye ona bakıyorum derken meğer o sırada o da sınav listelerinden sınıf listemden adımı soyadımı arıyormuş meğer hala. Daha birbirimizin adını da bilmiyorduk birbirimizi sevdiğimizde. O zamanlar instagram kullanıyoruz ben de bir umut belki hesabımı bulur diye herkese açık bir hesap kullandım şarkılar atıyordum hikayeme. Sonra bir gün fake bir hesap mesaj attı benimle konuşmak istedi. Konuşma akışında neden kendi hesabından yazmadığını sorduğumda polis olmak istiyorum arkamda birini bırakmak istemiyorum demişti bu şekilde uzak tuttu kendini bir süre. Sonra kendi hesabından mesaj attı derken tanıştık görüşmeye başladık. Her teneffüs beraberiz, sınıflarımız ayrı olduğu için hocalardan izinler alarak aynı sınıfa geçmiştik. Bu arada sonradan anlatıyordu bana Emre, daha tanışmadan adımızı bile bilmiyorken annesini dershanenin önüne getirmiş bak sevdiğim kız bu evleneceğim kızı buldum diye göstermiş. Velhasıl ilk dönem ygs sınavı vardı Emre ders çalışmayı sevmezdi hep benim için geldiğini söylerdi dershaneye. Ama çok akıllıydı
Kahramanmaraş artık UNESCO dünya edebiyat şehri,ülkemize hayırlı olsun.🍦♥️🇹🇷🇹🇷
zengin hırsın fakire deprem oldu
Reklam
Reklam