Puan vermedi·152 syf.··
2026 28. kitabı
Merhaba arkadaşlar bugün sizlere Book•lover ❥ nin önerisiyle okuduğum , sevgili yazarımız @av.zekeriyacetin İn kaleme aldığı #kimsessizlercografyasi ndan bahsedeceğim . Hikaye, 6 Şubat depreminin hemen ardından başlıyor. Anlatıcımız, İskenderun’da yaşayan kuzeni Ferit’ten haber alabilmek için soluğu Hatay’da alır. Asrın felaketi tüm ülkeyi etkilediği için güç bela Iskenderun'a varabilmiştir.Ama Ferit'in adresinin yazılı olduğu kağıdın bir hükmü yoktur.Çünkü şehir tanınmayacak vaziyettedir.Her yer yıkılmış ayakta duran tek bir sağlam bina kalmamış. Ferit'in yaşamış olduğu apartmanı da zor bulur O da yıkılmıştır. Ferit giris katında oturuyordu ve bina da tam o tarafa yan yatmış. Her yer enkaz, her yer büyük bir çaresizlik. Anlatıcımız tam ümidini kaybetmek üzereyken, enkaz başında çaresizce bekleyen Ali ile karşılaşır. Ali; eşi ve kızı beton yığınlarının altında kalmış, kendisi ise o cehennemden bir çatlaktan sızarak kurtulmuş Iraklı bir göçmendir. Üstelik kuzeni Ferit ile aynı binada oturmaktadırlar. Ali’nin trajedisi aslında depremden çok önce, çocuk yaşta başlamıştır. İran-Irak Savaşı’nda ailesinin gözlerinin önünde kurşuna dizilmesine tanık olmuş, ardından üç arkadaşıyla birlikte İran’daki mülteci kamplarında oradan oraya savrulmuşlardır.Başlarına o kadar kötü şeyler gelmis ki Ali tüm yaşadıklarına rağmen ayakta kalabilmişti. Sığındığı son liman olan eşini ve kızını da bu depremde kaybetmek üzere olan Ali, hayatın kıyısındadır. Anlatıcımız, onun canına kıymasını engellemek, zihnini bir an olsun dağıtabilmek için yolunun İskenderun'a nasıl düştüğünü sorar. Ve Ali, acısını biraz olsun hafifletmek umuduyla anlatmaya başlar... Bu kitap bana aidiyet duygusunu, insanı tam vazgeçtiği an sarmalayan sevgiyi ve hayatın acı gerçeklerini derinden sorgulattı. Yaşanan tüm
Kimsesizler CoğrafyasıZekeriya Çetin · İnkılap Kitabevi · 2026105 okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2026 66. kitabı
6 Şubat’tan sonra depremle ilgili çok şey okudum, çok şey dinledim. Yine de bu kitapta bazı sayfalarda durup devam etmek kolay olmadı. Çünkü burada yalnızca deprem yok. Savaş var, göç var, kayıplar var. Bir türlü yerleşik hayata geçemeyen, sürekli yeniden başlamak zorunda kalan bir insanın yıllara yayılan hikayesi var. Ali’nin çocukluğundan itibaren yaşadıklarını okurken insan bazen yoruluyor. Daha bir sorun geride kalmış gibi görünürken yenisi çıkıyor karşısına. Açlık, korku, sınırlar, kaçışlar derken yıllar geçiyor. Buna rağmen kendine bir hayat kurmaya çalışmaktan vazgeçmemesi hoşuma gitti. Çalışıp para kazanmak, sevdiği insanla aynı evde yaşamak, çocuğunu büyütmek… İstediği şeyler aslında çoğumuzun sıradan gördüğü şeyler. Nahrin ve Sara’nın olduğu bölümlerde hikayenin havası değişiyor. İlk kez telaşın yerini biraz olsun huzur alıyor. Bu yüzden deprem bölümlerine gelince içim sıkıştı. Çünkü bu kez yalnızca Ali için endişelenmedim. O günleri hatırlayan herkes gibi ben de yeniden aynı çaresizlik hissinin içine döndüm. Bir haber beklemek, bir ses duymayı umut etmek, saatlerin geçmesini izlemek… Bu kitap bende en çok insanların birbirine tutunma halini bıraktı. Yol boyunca karşısına çıkan insanlar, gördüğü iyilikler, uzatılan eller… Bazen insanı ayakta tutan şeyin büyük mucizeler değil, tam zamanında gelen küçük bir yardım olduğunu bir kez daha hatırlattı bana.
Kimsesizler CoğrafyasıZekeriya Çetin · İnkılap Kitabevi · 2026105 okunma
Reklam
Puan vermedi·152 syf.··
2026 6. kitabı
#ki̇tapyorumu #kimsesizlercoğrafyası Hem bir yıkımın hem de bir varoluş hikayesinin aynı kitapta buluşturmuş yazarımız. 6 Şubat depreminde kuzenini bulmak için yola çıkan karakterimiz Hatay'da bir can pazarına şahit oluyor ve insanların çaresizliğini, insanlık savaşını ,Can pazarını ,duygu yoğunluğunu kitabına aktarıyor. Aynı zamanda orada yan yana olduğu Ali adındaki bir depremzede Bir mülteci ile sohbete başlıyor kitapta depreme dayanırken bir yandan da Irak İran savaşında savrulmuş bir çocuğun yaşama tutunması, mülteci olmanın zorlukları ,insan duyguları ,psikolojik tutumlar ele alınmış aslında ikisi de kanayan iki yara ikisine de dokunmuş. Akıcı bir kitap, dili sade zaten çok kalın bir kitap değil film tadında bir kitap elinize aldığınızda hemen bitirebileceğiniz bir eser. Altını çizdiğim satırlarda oldu beni üzen noktalarda. İnsana dair iki yarının ele alındığı bir kitaptı. Yazarımızın kalemi daim olsun ... Keyifli okumalar dilerim. Hayat buydu galiba... İnsan, en sevdiği öldüğünde toprakta açılan Bir çukura koyar; üstüne soğuk, ıslak toprağı serpiştirir. En hüzünlü anında midesinin kazındığını hisseder ;Zor da olsa bir parça ekmek yer, su, çay ya da kahve içer. İlk gün olmasa da ertesi gün bayılırcasına uyur acısı yüreğine ağır geldiğinde ; ekmek parçası elinden düşer, içtiği su boğazından geçmez ama bir süre sonra normale döner çünkü diğer taraftan hayat devam ediyordur. Yüreğindeki acıyla Yaşar, sızısı gün be gün hafifler, en sevdiğinin hatıraları kalır geriye nokta insanlık, böyle olmasaydık nasıl dayanırdık bunca acıya? Hayat, bazıları için hep böyleydi; "başıma gelse ölürdüm " dediğin her şey bir bir başına gelir, yine de ölmezdin. Bu da altın vuruş olurdu yaşamın. Nefes aldığın sürece devam ettirdiğini hatırlatır da sana .
Kimsesizler CoğrafyasıZekeriya Çetin · İnkılap Kitabevi · 2026105 okunma
10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2026 46. kitabı
·
43 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 21:14
İyi akşamlar arkadaşlar sizlere okurken duygulandığım beni Kocaeli depreminde yaşadıklarıma götüren ve savaş mağdurlarının yaşadıklarını anlatan bir kitap okudum. Kitap yazar @av.zekeriyacetin beyin #kimsesizlercoğrafyası kitabı. İran Irak savaşı mağduru Ali ile Hatay depreminde akrabalarını bulmak için giden anlatıcının karşılıklı konuşmalarının bizlere insanların neler yaşadığını sanki onlarla birlikte yaşıyor gibi anlatıyor,benim gibi Kocaeli depremini yaşayanların daha çok etkilendiği bir kitap olmuş . Bence kitapda anlatılmak istenen yaşadığımız çevreye,durumlara, bazende yaşam koşullarımıza şükretmek,en azından daha ılımlı bakmak gerektiği ,çünkü bizim şikayet ettiğimiz yada memnun olmadığımız çoğu şeyin bir çok insan için erişilmez olduğunu anlatılmış. Bu kitabı bence herkes okumalı diyorum arkadaşlar. @inkilapkitabevi @av.zekeriyacetin kitapfisiltisi sevtap #terskargaylaokuyoruz #vuslatınkitapkurtları #tavsiyekitap #inkılapkitabevi
Kimsesizler CoğrafyasıZekeriya Çetin · İnkılap Kitabevi · 2026105 okunma
Yıkımın Ortasında...
9/10
·152 syf.··
2026 64. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 20:09
Kuzeninin kaybı nedeniyle Hatay'a giden anlatıcızın, enkaz başında ailesini arayan Iraklı mülteci Ali’nin yollarını kesişmesi üzerine. Edebi açıdan bu kurgu, sadece iki insanın değil, iki farklı coğrafyanın ve trajedinin paralel bir okuması bana göre. Anlatıcının taze ve şok edici deprem yası ile Ali’nin Irak’tan gelen kronikleşmiş göç, savaş ve şiddet yası iç içe geçiyor. Yazar, bu iki ayrı acı katmanını birbirine düğümleyerek zamandan ve mekândan bağımsız, evrensel bir "yas coğrafyası" inşa etmeyi başarmış. Kimsesizler Coğrafyası, yakın tarihin en büyük acılarından birini merkezine alırken, coğrafi sınırları aşan insanlık dramlarını sanatsal bir duyarlılık ve derin bir empatiyle işleyen, belgesel-roman tadında ama estetik dilinden ödün vermeyen kıymetli bir edebi tanıklık eseri olmuş. Zekeriya Çetin
1000Kitap
Kimsesizler CoğrafyasıZekeriya Çetin · İnkılap Kitabevi · 2026105 okunma
Kimsesizler Coğrafyası
9/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2026 74. kitabı
Hangisi daha acı kimsesizlik mi yoksa kimsesizliğinin sömürülmesi mi ? Hayat bazen hiçbir şey beklemeden önümüze serer herşeyi ama biz tatmin olmayız. Başımızı sokacak bir ev,yiyecek aşımız, bizi koruyup kollayacak ailemiz ,eşimiz dostumuz hesap vermeden yaşadığımız normal bir hayat... Peki ya bunların hayaliyle yaşayan ve canı pahasına dişiyle tırnağıyla kazıyarak buna ulaşmaya çalışan insanlara neden hep aynı bakış açısıyla bakıyoruz ve neden sadece acımak ile kalıyoruz. İşte baş kahramanımız "Ali" Eğer deprem olmasaydı kuzeni Ferit'i bulmak için o depremin olduğu yere gitmeseydi ve o hengamede onunlq arkadaş olmasaydı bizim ondan hiç haberimiz dahi olmayacaktı. Ne savaşta kaybettiği ailesinden,ne hayatta kalmak için verdiği mücadeleden ne ordan oraya sürgün edildiği mülteci kamplarından ne de ilk ve son aşkı ile yeniden kurduğu ailesinden ve o ailesinin o depremde göçük altında kaldığından haberimiz olmayacaktı. Saatlerce o göçüğün başında yeni kader  arkadaşı edinmiş ve hayat hikayesini anlatarak bekleyen Ali... Yazarın ele aldığı 6 şubat 2023 depremi birçok şehrin yok olduğu felaketin resmi içimizin ezildiği elimizden bir şeyin gelmediği çaresizliğin adı... Kitabın sayfalarını çevirdikçe gözlerim bugulandı içim acıya acıya dudaklarımı ısıra ısıra okudum yazılanları, gerçeklik payı bulunan bu kurgu eser kalbimin paramparça olmasına yetti ve arttı bile kitap bitti ama bende bittim.
Kimsesizler CoğrafyasıZekeriya Çetin · İnkılap Kitabevi · 2026105 okunma
Reklam
Reklam