derdiderun

"Suyun ekini büyüttüğü gibi, zikir de kalpte imanı artırır." (Abdullah ibni Mes’ud radıyellahu anh) (Fethu'l-bari; 1/13)
Din
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
En Önemli işimiz Ne Olmalı? Bir büyüğüm anlatmıştı. Bir düğüne katılmışlar, gelin almada tam gelini evden çıkaracakken babasının orada olmadığını fark etmişler, haliyle gelin evden çıkamamış. Babayı aramaya başlamışlar. Epeyce arayıp artık telaşlanmaya başladıkları vakit babayı sakin sakin eve doğru gelirken görmüşler. Bunca telaşın ortasinda nereye kaybolduğunu sorduklarında "Ezan okununca camiye gittim." demiş baba. Yıllardır hep böyle yapmış demişti bu olayı anlatan kişi. Demek ki etrafında ne olup biterse bitsin insanların asla vazgeçmeyeceği işleri, halleri var. Öyleyse soralım: Bizimki ne?
Din
Neye Hırsımız Var? Hırs denilen duygu genelikle olumsuzdur. Fakat insan iyi şeylere de hırs duyabilir. Mesela ibadet etmeye doymayan insanlar vardır. Bu da bir nevi hırstır. Hatta iyilik peşinde koşan bir kişiye Allah Resûlü sallallahu aleyhi vesellem "Allah hırsını artırsın" diye dua etmiştir. (Buhâri, Ezan 114; Ebû Davûd Salat 100). Şehitler mükâfatlarını görünce tekrar tekrar şehit olmak isterlermiş; denilebilir ki bu da bir çeşit hırs. Öte âlemde sonsuz azabın ve sonsuz mükafatın hikmeti açıklanırken şöyle bir izah da yapılır: "İnsan bu dünyada nasıl yaşadı ve hangi hal üzere öldüyse, eğer ölümsüz olsaydı aynı şekilde yaşamaya devam edecekti iyiyse iyi, kötüyse kötü. Âhiretteki karşılığın sonsuzluğu bu sebepledir." Buradan olumlu veya olumsuz olsun, hırs denilen duygunun bitmeyeceğini ve akıbetimizin hırsımıza göre şekilleneceğini çıkarabiliriz. O halde şöyle soralım: Bizim hırsımız neyedir?
Din
"Kul hayatı boyunca hem iniş hem çıkışlar yapabilir. Hangisi çok olursa kendisi oranın ehli olur. Yüz derece çıkıp bir derece inenle, bir derece çıkıp yüz derece inen bir değildir." (İbn Kayyim el-Cevziyye/ Ed-Da'u ve Ed-Deva')
Şeyh Seyyid Abdülbâki el-Hüseyni Hazretleri kuddise sirruhu, "Tasavvuf, azalarla yapılan amellerden daha mühim olan kalp amelleri ile i|gilenir. Zira bâtın, zahirin esası ve kaynağıdır. Bâtının bozulması, zahirin bozulmasına sebep olur. Bununla beraber kalp amelleri, şeriatın zahirine bağlıdır. Nitekim Şeyh Ebû Said el-Harrâz kuddise sirruh, "Zahirle çelişen her bâtın bâtıldır" buyurmuştur." der. Sonuç olarak, islam dini bir bahçeye benzer. Bu bahçede yer alan ağaçlar ise islami ilimleri temsil eder. Ağaçların meyve vermesini sağlayan hayat suyu ise tasavvuftur. Suya muhtaç ağaç, bir süre sonra kurumaya yüz tutar. Ağaçların verimli meyve vermesi için suya ihtiyaç duyduğu gibi, İslami ilimler de, tasavvufa ihtiyaç duyar. Suyun eksikliği zamanla ağacın kurumasına neden olur. Buhara Dergisi - Ocak Sayısı
Din