Bu zamanda insanlara yapılacak en büyük iyilik tövbeyi anlatmak ve onları bir mürşid-i kâmile yönlendirmektir. Bakara sûresinde sıkça, "Allah tevbe edenleri ve temizlenenleri sever." (Bakara 2/222) dendiği, öyle emredildiği için tövbe ediyoruz. Allah dostları buyuruyor ki: "Mürşid-i kâmiller gassaldır. Tövbe edenleri yıkayıp velayet suyu (nûr-ı ilâhî) ile temizlerler. Ettiğimiz tövbe ve kıldığımız tövbe namazıyla manevi temizlik yapılıyor. İşte âdap banyosunu biz bunun için yaptırıyoruz. Tövbe ediyoruz sonra da şükür namazı kılıyoruz. Peygamber Efendimiz (sallallâhü aleyhi vesellem) böyle yaptığı için biz de bir sünneti ihya ediyoruz.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Yani başları açık olmamalı, elbiseleri geniş ve temiz olmalıdır. Bunlarla benzer hususlara da dikkat etmeleri gerekir. Çünkü zahiri edebin güzelliği, batini edebin güzelliği için bir alamettir.
-Yemek yemekten maksat nefsi hoşnut etmek değil, aksine ibadet için kuvvetlenmek olmalıdır.
-Aynı şekilde elbise giymekten maksat da ibadet ve namazın edası için süslenmek olmalıdır.
Nitekim Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:
"Ey ademoğulları! Her namaz kılacağınızda güzelce giyinin" (A'raf 7/31)
Gavs-ı Sânî hazretlerinin yeni halife olduğu günlerdeydi. O da diğer sufilerle beraber eski değirmende hizmet ediyordu. O sırada Muhammed Raşid Hazretleri (k.s.) değirmenin önünden geçti, çalışanlara selam verip camiye doğru yürüdü. Gavs-ı Sânî Hazretleri, Seyda Hazretleri camiye girinceye kadar adabını bozmayıp ardından baktı. Bu hali gören bir sufi,
-Efendim, Sultan Hazretleri ne kadar da güzel, ne kadar da hoş değil mi, deyince, Gavs Hazretleri,
-Hazret'in zamanında herkes Hazret, Hazret diyor, onu görenler kendinden geçiyordu. Muhammed Diyaüddin Hazretlerinin adını ve namını duyan bir kadın, "Kimdir bu Hazret? Bir de ben göreyim" deyip bir dama çıktı ve Hazret'i beklemeye başladı. Az sonra da mübarekler oradan geçti. Kadın Hazret'e şöyle bir baktı ve 'Bu da bizim gibi bir insanmış. Bu zatın bizden bir farkı yokmuş ki!" dedi. Bu sözü duyan bir sûfî de o kadına haber gönderip, "Sen Hazret'i bir de benim gözümle gör" dedi. Gavs-ı Sânî Hazretleri bu kısa sohbeti yaptıktan sonra değirmende çalışan sufilere dönüp,
-Sufiler! Mürşidi güzel görmek inanın kendi muhabbetiyle ilgilidir, buyurdu.
(İnsan toprağa ne dikerse onu biçer. Buğday eker buğday biçer. Siz de takva tohumu ekerseniz ahirette karşılığını alırsınız.)