10/10
·408 syf.··
2026 45. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2026 19:27
Merhaba, bugün sizlere 𝕾𝖊ç𝖊𝖒𝖊𝖉𝖎𝖐𝖑𝖊𝖗𝖎𝖒 kitabının yorumu ile geldim Hayatta, seçemediğimiz çok şey var değil mi? Annemizi, babamızı, adımızı bize kaderin cilvesi Bunlar kaderdi ama büyüdükçe yaşadıklarımız peki? Başımıza gelenleri neden seçemedik? Seçim, 1973 yılında doğmuş ve tam da o dönemin seçim zamanına denk geldiği için adı bu şekilde konulmuştu. İsmini çok da sevmiyordu aslında.. Babası okul müdürüydü, annesi ev hanımı.. Kendinden büyük abisi üniversiteye gidiyordu. Bir de kendinden küçük kız kardeşi vardı. Babası, çok da ilgili biri değildi. Sürekli azarlayan, küçümseyen bir tavrı evin içinde.. Seçim, kendi sesini duyurmak, duyulmak istiyordu. Bu yüzdendi yaramazlıkları, hırçınlıkları.. Babasına göre anlama sorunu olan çocuğun aslında tam tersi zekiydi. Kimse bunu görmüyor, farklı davranıyorlardı. Okulda hep dereceler almak için uğraşıyordu. Çünkü kendisini kanıtlamak istiyordu. Bunu hayattayken babasına kanıtlayamadıysa, Sami Usta sahip çıktı ona.. Seçim, kırgınlıkları, çocukluk travmaları ile büyüdü ve askerlikle tanışma zamanı geldi. Askerlik, onun içinde kalan travmaların asıl yüzleşmesi olacaktı. Küçükken sahip çıkamadığı koyun kendini sıklıkla hatırlacaktı. Bakalım, Seçim daha neler yaşayacaktır? Yazarımızın her kitabını ayrı severek okuyorum ve bu eseri de okurken boğazımızı da düğüm düğüm edecek türdendi Hayatta, kendi seçimlerimizde yüzleşecek ve anlamlandırmaya çalıştıklarımızı okuyacağız. Çünkü seçemediklerimiz, seçimlerimizin zeminidir. Sizlerde bu türde eserler okumayı seviyorsanız mutlaka listenize ekleyin diyorum Kitapla ve sevgiyle kalın
SeçemediklerimVedat Akyol · Luna Yayınları · 20263 okunma
9/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 36. kitabı
"Yaşayan iki annenin biricik yetim kızıydım. Biri beni daha ağzımda sütü kurumamışken evlatlık vermişti, diğeri de beni 13 yaşımda ilk anneme iade etmişti. Ayrılıkların, yalancı ya da gerçeği söylemeyi reddeden akrabaların, mesafelerin kızıydım. Kimin kızı olduğumu artık bilmiyordum. Aslında şimdi bile bildiğim söylenemez. Ben Arminuta'yım, geri verilenim." #geriverilenkız @domingo_yayinevi ile biz okuyuculara ulaşıyor. #donatelladipietrantonio kalemini sevdim oldukça sade ve anlaşılır. Eseri elinize alır almaz bitmesi bir oluyor. Satır aralarında aidiyet hissi, aile, kardeşlik bağı kavramlarını sorgularken kimliğe sahip olmanın ne denli önemli olduğunu kavrıyoruz bir kez daha. Arminuta henüz altı aylıkken maddi durumu yetersiz, çok çocuklu aileden alınır uzaktan kuzen, çocuğu olmayan bir aileye evlatlık verilir, on üç sene sonra kızcağız tekrar biyolojik anne babasına bırakılır, bırakıldıktan sonra geldiği ailede kardeşleri ona kardeş gözü ile bakmakta zorlanır özellikle erkekler, bu kısmı okumak bana zor geldi abisi tarafından uğradığı cinsel istismar. Ailenin çektiği zorluklar, yokluk kültürel fark arası uçurum. Etkileyici, sorgulatan bir eser arayışındaysanız tavsiye ederim. Neden geri bırakıldı diyerek sonuna kadar okudum sebebi okurken aklıma geldi ama dedim ne olacak bırakmasa da olurdu, sonrası işin aslı ortaya çıkıyor tabi. Arminuta'ya kız kardeşi Adriana destek çıkıyor ufaklığına rağmen, aralarındaki bağ hoşuma gitti. Ayrıca güçlü duruşu, zeki yapısını değerlendirip çalışmalarını hiç aksatmadan dereceler alması Arminuta'ya bir puan daha getirdi benim nazarımda. Reklam değil.
Geri Verilen KızDonatella Di Pietrantonio · Domingo Yayınevi · 20254,243 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Athanor’un Sırrı - iki yol, Tek Işık
10/10
·111 syf.··
Beğendi
·
2025 197. kitabı
Athanor’un Sırrı – İki Yol, Tek Işık, klasik anlamda okunup bitirilen bir kitap olmaktan çok, yaşanan ve içselleştirilen bir metin olarak konumlanır. Yazar bu eserinde okuru bir anlatının pasif izleyicisi yapmaz; aksine onu, simgesel bir yolculuğun doğrudan tanığı ve öznesi hâline getirir. Kitabın omurgasını, simya geleneğinin üç temel evresi (Nigredo, Albedo, Rubedo) ile masonik dereceler arasındaki sembolik paralellik oluşturur. Ancak bu eşleşme, kuru bir karşılaştırma ya da akademik bir çözümleme olarak sunulmaz. Metin, teatral bir yapı içinde ilerler; sahneler, diyaloglar ve suskunluklar aracılığıyla okurun bilinç alanında yankı bulur. Simyacı ve Mason karakterleri, karşıt figürler olmaktan ziyade, insanın kendi içindeki iki yönü temsil eder: dönüşmek isteyen benlik ile inşa eden bilinç. Eserin en güçlü yönlerinden biri, sessizliği bir anlatı unsuru olarak kullanabilmesidir. Yazar, her şeyi açıklamaya çalışan metinlerden bilinçli olarak uzak durur. Bazı kavramlar özellikle “tamamlanmamış” bırakılır; çünkü kitap, okurun kendi içsel athanorunu yakmasını hedefler. Bu yönüyle eser, didaktik değil; inisiyatik bir karakter taşır. Dil sade ama yüklüdür. Metin, süslü ezoterik jargonlara yaslanmadan, sembollerin doğal ağırlığını korur. Bu da kitabı hem konuya aşina olanlar için derinlikli, hem de ilk kez bu alanla temas eden okurlar için erişilebilir kılar. Simya, masonluk ve felsefe; birbirine üstünlük kurmadan, ortak bir hakikat arayışında buluşur. Athanor’un Sırrı, “iki yol”un aslında ayrı olmadığını; ateşle dönüşenle taşla inşa edenin, nihayetinde aynı ışığa yöneldiğini hatırlatır. Bu yönüyle kitap, modern insanın kimlik, anlam ve bütünlük arayışına sessiz ama güçlü bir cevap sunar. Bu eser, bilgi vermekten çok fark ettirmeyi, öğretmekten çok hatırlatmayı amaçlayan
1000Kitap
Athanor'un SırrıBarış Değirmenci · Mitra Yayınları · 20251 okunma
Puan vermedi·262 syf.··
2025 16. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 02 Aralık 2025 21:20
Birinci Ders Idea bir şeyi temsil eden düşünme tarzıdır. Ortaçağdan sonra nesnel gerçeklik adını almıştır. Idenın temsil ettiği nesneye olan bağından dolayıdır. Bir şeyi ne kadar temsil ediyorsa, benziyorsa o kadar gerçektir. Duygu ise; hiçbir şey temsil etmeyen düşünme biçimidir. Spinoza, ideanın duygudan önce geldiğini söylüyor. Biçimsel gerçeklik de; ideanın sahip olduğu yetkinlik dercesi, içsel karakteridir. Biçimsel içsel karakter, nesnel dışsal karekterdir. Varyasyon ( iyi veya kötü rastantılar, çeşitlemeler), varolma kuvvetini arttıran ya da azaltan unsurdur. Varolma kuvveti ile eyleme kudreti aynı şeydir. Bu varyasyonlar hayat boyu sürer. Spinoza eyleme kudretinin azalışını siyasal sorunlara değindirmiştir. İster eyleme kudretini arttıran isterse azaltan olsun sevinç ya da üzüntü tutkudur. Bizi üzüntülü duygularla etkilemek isteyenler tezgah kurmuştur. Rahip cemaatin üzüntüsüne ihtiyaç duyar, cemaatin kendini suçlu hissetmesine ihtiyaç duyar. İktidar için üzüntülü insanlara ihtiyaç vardır. Spinoza hep ruhtan bahsettiği halde materyalist, hep Tanrı'dan bahsettiği halde Tanrıtanımaz nasıl olmuştur? İnsanın alabileceği etkiler kültürel farklılıklara göre değişir. Etki alma kudreti aşılmaya eğilimlidir. Pasif duygulardan nasıl çıkabiliriz, hapsedildiğimiz dünyadan nasıl çıkarız? Bize uyan karşılaşmalar yapmayı bilmek gerek. İnsanlar genellikle mutsuzluklarının toplamını yaparlar; nevrozun ya da depresyonun başladığı nokta toplama yapmaya koyulduğumuz andır. Spinoza tersini önerir. Bunun üzerine ortak mefhum oluşur. Bu yaşam alıştırmasıdır. Bu artık varyasyon değil, çan eğrisidir. Yaşlanmadaki büyüleyici şey eyleme kudretinin azalmasıdır. Yaşınıza ait yeni cazibe türü bulup, hayata takılıp kalmamanız gerekir. Hayranlık verici
Spinoza Üzerine Onbir DersGilles Deleuze · Meltem Kabalcı Yayınevi · 2021275 okunma
Kara Edebiyat
8/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2025 24. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 21 Ağustos 2025 00:00
Ziyan, Hakan Günday'ın sürpriz sonlu romanı. Finalde iyi ki Azil'i daha önce okumuşum dedim. Kronolojik sıraya göre bir yazarı okuma takıntım haklı çıktı. Ziyan'da Hakan Günday bir askerin verdiği mücadeleyi anlatıyor. Hem fiziki şartlar hem de psikolojik baskılar karşısında verdiği mücadele. Eksi yirmi dereceler, sık nöbetler, emir komuta zincirindeki baskı ve çevre halkının cahilliği ezilmişliği. Tam bir psikolojik mücadele ve eski bir askerle olan bağlantısı askerin halüsünasyonları üzerinden değer yargılarımız ve idealizm sorgulaması yapıyoruz okurken tam da yazarın istediği gibi.
1000Kitap
ZiyanHakan Günday · Doğan Kitap · 20196,3bin okunma
Dindar Bir Doktor Hanım
10/10
·296 syf.··
2025 44. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Kasım 2025 21:27
Sadettin Ökten'in ablası, Celaleddin Ökten'in kızı olan Hümeyra hanım cumhuriyetin ilk yıllarında yetişen kadın hekimlerden. Okul hayatını dereceler ile bitirmiş ve aynı zamanda hacca da görevli olarak giden ilk kadın hekim. Sonrasında da ömrü boyunca o kutsal topraklardan hiç kopamamış. Kendini hizmet yoluna adamış, tanıdık tanımadık herkesin yardımına koşmuş. Rabbim ondan razı olsun. Kitabı bitirince neden daha önceden okumadım diye kendime kızdım, oysa ki birkaç yıldır kitaplığımdaydı bu kitap. İbret alınacak güzel bir hayat hikayesi. Kesinlikle ama kesinlikle okunması gerekiyor.
Dindar Bir Doktor HanımAyşe Hümeyra Ökten · Timaş Yayınları · 20251,747 okunma