Allah’a şükürler olsun ki, sınırsız şükrün kendisine lâyık olduğu, iki âlemin Hâliki ve on iki bin âlemin Rabbi, bu muhtaç kulunu, mevcûdâtın övüncü ve iki cihan önderi olan Efendimize ﷺ ümmet eyledi
İslâm dünyasi, Ezher mahreçli sarsıcı ve ufuk açıcı herhangi bir yayın ya da fikirle karşılaşmayalı on yıllar oluyor.
Ezher, bugün köhnemiş ve pörsümüş yapısıyla,hantal bir bürokratik aygıt görünümünde.
Tıpkı, Suudilerin kontrolündeki İslâm İşbirliği Teşkilâtı gibi
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ancak bu demokratik tecrübe de, hepimizin yakından izlediği gibi, sadece ordunun bir daha ve yeniden ülkenin yöneticisi olduğunu hatırlatmasıyla sonuçlandı.
Ordu ve onun kışkırtıp yönlendirdiği çevreler (özellikle rantiye kesimi ve medya) Mursi'ye bütün güçleriyle direndi. Yaklaşık bir yıl süren Mursi döneminde yaşanan elektrik kesintileri ve benzin kıtlığı, ordunun bizzat organize ettiği aksaklıklarda. Seçilmiş iktidar aleyhine medya bombardımanı da buna eklenince, sıradan halkın gözünde Mursi gittikçe güçsüzleşti ve ordu "kurtarıcı" olarak duruma el koydu.
Mursinin cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturduğu seçim ile ilgili şu kanaatim, başından beri hiç değişmedi.
Aslında kazanan isim Ahmed Şefikti, ama asker seçim manipüle ederek Mursinin kazanmasını sağladı. Ordunun bu tasarrufunun 3 sebebi vardı:
1) 'Devrim' heyecanının sürdüğü o günlerde, yeniden öfkenin odağına yerleşmek istemediler
2) Mısır’ın kangren olmuş devasa sorunlarının Müslüman Kardeşler’in ve Mursi’nin kucağında kalmasını, böylece "İslâma" (ve tecrübesiz) iktidarın başarısız olmasını garantilediler
3) Ordu ve bürokrasi içinde hatırı sayılır bir destek kitlesi bulunan Şefik’in, oturduğunda belki bırakmayacağı ve halktan da destek bulacağı koltuga kavuşmasının önünü kestiler.
Adeta milli kodlara sinmiş bulunan "demir yumruklu yönetici" imaji sayesinde, geçtiğimiz yüzyılın ortasından beri ordunun güçlü temsilcileri eliyle yönetilen Mısır da, halkın zihnindeki "demokrasi" düsüncesi, asker postalından bağımsız değil maalesef. Dışarıdan nasıl yakıştırmalarda ya da tahminlerde bulunursak bulunalım, Mısır bağlamında böyle bir sosyal gerçelik var. Bu fark edilmeden, Mısır anlaşılamaz.