enes

İngiliz sömürgeciliği
"Ayrıştır, karıştır, birbirine rakip yapılar oluştur, onları farklı yönlerden güçlendir ve kaosu garantileyerek çekil" taktiği. Kıbrıs’ta Filistin'de Mısır’da Sudan' da ve başka yerlerde bu taktiği başarıyla uygulamaya koyan İngilizler, Pakistan'dan da elleri boş dönmediler.
Sayfa 55 - Ketebe·Kitabı okudu
1000k
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Kasım Süleymani'nin öldürülmesi
İran için -kelimenin tam anlamıyla- "hayat öpücüğü" oldu. Yalnızca politik anlamda İran’ın artı hesabına yazılmadı. Şiî inancının baskın karakteri olan "yas geleneği" de bu sayede kendisine modern zamanlarda yeni bir "kahraman" ve "idol" buldu.
Sayfa 29 - Ketebe·Kitabı okudu
1000k
Obama ve İran
Obama yönetimi, yolun sonunda İran’ın nüfusunun bütün Ortadoğu’ya yayılmasına hizmet etmişti. Bu aslında, bilinçli bir stratejiydi. Arap dünyasına "İran korkusu" pompalayıp bu sayede -silah satışından başlayarak- sömürüyü devam ettirmek, bölge halklarını İran’ın Şiîleştirme faaliyetleriyle karşı karşıya bırakarak Müslüman dünya içindeki ayrışmaları derinleştirmek ve daha birçok kazanç adına...
Sayfa 26 - Ketebe·Kitabı okudu
1000k
Ey düşmanım. Bana sen lazımsın!
1. Dışarıdan maruz kalınan saldırgan üslubun, İran’ın ideolojik tabanının genişlemesine yaptığı somut katkı. "ABD saldırıyorsa, İran’a sahip çıkmak gerekir" düz mantığından hareketle, İran büyük bir sempati hâlesiyle çevreleniyor. Batı cephesinden gelen her saldırı, İran'ı bu anlamda daha da güçlendiriyor. 2. Ölçüsüzce taarruzlarla eli güçlenen İran, fırsattan istifade Şiî yayılmacılığını genişletirken, bu durum İslâm dünyası içindeki bölünmeyi daha da derinleştiriyor. Sahadaki uzantılar yoluyla çok sayıda ülkenin iç siyasetinde direkt şekilde başrol oynayan İran, böylece etki alanini rasyonel gücünün de ötesine taşıyor. İslâm dünyası halkları, İran’ın Şiî yayilmacılğıyla Amerikan pervasızlığı arasında seçim yapmaya zorlanarak, adeta ideolojik bakımdan istikametsiz ve takatsiz bırakılıyor. 3. "İran tehdidi", Suudi Arabistan başta olmak üzere petrol zengini ülkelere silah satışının daha da artmasına yardımcı oluyor. 4. Ortadoğu da bu kaos, İsrail’e daha fazla yayılma, gücünü artırma ve işgâli derinleştirme noktasında sınırsız bir alan açıyor, İran "İsrail’e karşı direniş cephesi" olduğunu iddia ederek yayılmacı dış siyasetini temellendirirken, İsrail’de "İran tehdidine karşı" Batı’yı ve bazı Arap ülkelerini yanına alarak kendi işgal siyasetini perdeliyor. İki taraf da bu anlamda birbirinden besleniyor.
Sayfa 23 - Ketebe·Kitabı okudu
1000k
İran’ı anlamak
Herhangi bir Müslüman ülkede ortalık karıştığında, sırf bu durumu kendi lehine çevirmek isteyen dış güçler üzerinden bir okuma yapmak, -moda tabirle- "resmin tamamını" gözden kaçırmamıza yol açabilir. Sosyolojiyi, yerel şartları ve o ülkenin durumunu göz önüne almadan yapılan ezbere yorumlar, tahminden öteye gidemez. Hele bu ülke, İran gibi sevenlerin ezbere sevdiği sövenlerin de ezbere sövdüğü, hakkında gerçekten çok az şey bilinen bir ülke ise... Ortadoğu’daki çok unsurlu denklemi aynı anda göz önüne getirip, İran'ı doğru yere koyabilmek gerekiyor. "Amerika ve İsrail değişiklik istiyor, o zaman şimdiki hal çok güzel" mantığı, İran konusunda bizi fena halde yanıltabilir.
Sayfa 19 - Ketebe·Kitabı okudu