Allah'a isyan ediyorsun, oysa O'nu sever görünüyorsun,
Hayatım hakkı için bu durum, mantık prensiplerini alt-üst eder.
Eğer sevgin doğru olsaydı, O'nun emrine uyardın,
Çünkü âşık, sevgilisinin sözünden çıkmaz.
Sevginin alâmeti, sevgilinin arzusuna uymak ve onunla ters düşmekten sakınmaktır.
İmanın girmediği kalb taştan daha katı, Allah korkusunun bulunmadığı vicdan kayalardan daha hissizdir. Böyle bir kalbe ve vicdana sahip bir insanda acıma, şefkat ve merhamet aramak abestir. O insan, artık bu haliyle manen canavarlaşmıştır; hattâ, tahribatı cihetiyle canavarları bile geride bırakmıştır.
Dünya "Dârû'l-Hikmet" olması sebebiyle, onda her şey— şüphesiz—hikmetle cereyan etmektedir. Aklımızın küçücük terazisiyle biz, bâzan bu gibi hâdiselerin sebep ve hikmetlerini yakalarız, bâzan da yakalamamız mümkün olmaz. Ama, sebep ve hikmetini bilmeyişimiz, elbette hâdiselerin hikmetsiz cereyan ettiklerine hiçbir zaman delil olmaz.