"Eğer senden yüz çevirecek olurlarsa de ki:
Allah bana yeter. Ondan başka hiçbir ilâh yoktur. Ben Ona tevekkül ettim. Yüce Arşın Rabbi de Odur."
Tevbe Sûresi, 9:129.
"Kur'an'ın telkin ve Hazret-i Muhammed'in (asm) tebliğ ettiği esasattan mükemmel bir ahlâk mecellesi vücud bulur. Esasat-ı Kur'aniyenin muhtelif memleketlerde insanlığa ettiği iyiliği ve ettikten sonra da Allah'a takarrub etmek isteyen insanları Cenab-ı Hakk'a rabtettiğini inkâr etmek mümkün değildir. Hâlık'ın hukuku ile mahlukun hukuku ancak Müslümanlık tarafından mükemmel bir surette tarif olunmuştur. Bunu yalnız Müslümanlar değil, Hristiyanlar da Musevîler de itiraf ediyorlar."
Marmaduke Pickthall
Carlyle (Karlayl) şöyle diyor:
Kur'an'ı bir kere dikkatle okursanız onun hususiyetlerini izhara başladığını görürsünüz. Kur'an'ın güzelliği, diğer bütün edebî eserlerin güzelliklerinden kabil-i temyizdir. Kur'an'ın başlıca hususiyetlerinden biri, onun asliyetidir. Benim fikir ve kanaatime göre Kur'an, serâpa samimiyet ve hakkaniyetle doludur. Hazret-i Muhammed'in (asm) cihana tebliğ ettiği davet, hak ve hakikattir.
...Doktor Maurice (Moris) şöyle diyor:
Bizans Hristiyanlarını, içine düştükleri bâtıl itikadlar girîvesinden ancak Arabistan'ın Hira Dağı'nda yükselen ses kurtarabilmiştir. İlahî kelimeyi en ulvi makama yükselten ses, bu ses idi. Fakat Rumlar bu sesi dinleyememişlerdi. Bu ses, insanlara en temiz ve en doğru dini talim ediyordu.