“derin bir yara mı taşımaktasın? bil ki o, bir eşiktir.”
Alıntı
Söyleyecek çok sözüm olmasına rağmen, içimde kalan en derin sessizliğimsin Baba...🥀
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Benim Küçük Sırrım Bilmez kimse kimsenin içindeki o dilsiz odaları. Kimi kirpiklerinin kıyısına gömer yangınını, Kimi en gürültülü tebessümlerin ardına gizler harabelerini. Ben ise bütün kışlarımı getirdim, senin gölgene bıraktım; Acımı sadece senin varlığına emanet ettim. Öyle usta, öyle derin bir sessizlikle sakladım ki bu sızıyı; Sen ürkme, sen incinme diye geceleri bile susturdum. Sonunda karşıma geçtin, gözlerimin içine baktın da göremedin; Kendi ellerinle açtığın o derin uçurumda, Sır gibi büyüttüğüm, o bendeki 'seni'...
"Nefretim okyanus gibi derin. İçine atlayıp seni boğmak, sonra da cesedini parçalamak."
Cümlelerin çapraz, hayatın dümdüz.. Beni ben yapan sendin diyosun, belli ki kendinle hiç alakan yok... Seninki aşk değil, fason üretim.. Kalbimde yerin var dedin, baktık zemin kat... Karanlık, rutubetli, üstüne bir de aidat istiyosun.. Kalbin dubleks olsa ne yazar? Ben o karanlığa girmem... Dibine kadar sevdim diyosun, iki yudumda bitirmişsin, ağzında hâlâ acı bir telve... Tüketmişsin aşkı, hâlâ fincana suç atıyosun.. Aşkın gözü kördür dedik de, seninki hem sağır hem GPS’ si bozuk.. Israrla yanlış kişiye sarılmak aşk değil, yön kaybıdır.. Kalbimi verdim diyosun, ne kutu var, ne fatura.. Ürün bozuk çıktı, servis bile bakmıyo.. Bizi sevdik diye, müşteri hizmetlerine düşürdünüz, yazıklar olsun.. Yanımda ol yeter dedin, geldik sustun.. Meğer mesele ben değilmişim, sana storylik manzara lazımmış.. Senin sevgi dediğin emek değil, uzaktan çalışma sistemi.. Her şeyi göze alırım diyosan, şu doğalgaz faturasını da göze al be gülüm.. Aşk büyük ama kombi edebiyatla dönmüyor.. Senin mevzun derin değil, sadece (suyun bulanık)..
İnsan ve Duygular
Filozof Friedrich Nietzsche ahlak maskesi takınca ahlaklı olacağını düşünenlerin maskesini şöyle indirir: "Tüm ahlak bekçileri aslında derin bir utanç ve korku içinde yaşarlar. Bilirler ki, içlerindeki o gizli arzular ve bastırılmış eğilimler bir gün açığa çıkarsa, herkes onların birer casus ve hain olduğunu anlayacaktır. Üstelik, teoride diktikleri o kusursuz ahlak kalelerinin, pratik hayatın rüzgarında ne kadar çabuk yıkıldığını en iyi kendileri bilirler. Çünkü eyleme geçtikleri her an, bastırmaya çalıştıkları o gizli dürtüler akıllarını çeler ve onları kendi savundukları doğruların en büyük suçlusu haline getirir."