Canı hiçbir şey yapmak istemeyen, bir nevi bunalıma girmiş gibi görünen oğlu için bir baba neler yapabilir?
İşte cevabı bu kitapta..
Oğlunun yeniden yüzü gülsün diye dünyanın bir diğer ucuna gitmeyi göze alan bir baba, yolda karşılaştıkları başka hayvanlar, macera ve heyecan dolu bir yolculuk
Kalbinizi bırakabileceğiniz çocuklar kadar yetişkinlerin de seveceği güzel bir çocuk kitabı önerisi ile geldim
Sayfaları çevirdikçe sadece bir hikâye okumuyorsunuz;
şefkati, kabulü, sabrı ve sevgiyi de birlikte okuyorsunuz
Çizimler ise ayrı bir huzur…
Yumuşak tonlar, sade ama sıcacık illüstrasyonlar ve çocukların dünyasına çok uygun bir görsel dil. Küçük yaş grubu için hem dikkat çekici hem de sakinleştirici bir atmosfer sunuyor.
Özellikle 2–6 yaş grubu için mükemmel bir seçim.
Uyku öncesi okumalarına çok uygun,
duygusal gelişimi destekleyen,
çocukların iç dünyasına güvenle dokunan bir kitap
Bir anne olarak da şunu söyleyebilirim:
Bu kitap çocuğa sadece “hikâye” anlatmıyor,
insan olmayı anlatıyor.
Anlamayı, sabretmeyi, kabul etmeyi ve sevmeyi…
Pamuk ile Paytak, minik kalplere kocaman değerler bırakan,
dostluğun en saf halini anlatan çok özel bir hikâye
Sizler bu kitabı okudunuz mu? Okuduysanız neler düşünüyorsunuz?
Su ve Toprak’ın hikayesini büyük bir merak ve heyecanla okuyacaksınız
Su ve Toprak küçücükken öksüz ve yetim kalmış iki çocuktur. Birbirinden hiç ayrılmayan, birbirine hep destek olan ve büyüdükçe sevgileri aşka dönüşen.. Öyle bir aşk ki, asla bitmez denilen türden..
Ama bir gün Toprak bir anda ortadan kaybolur. Öyle bir kaybolur ki geride hiçbir iz bırakmaz. Su’nun hali harap, hayatının aşkını aramaya koyulur. Birbirinden bir gün bile ayrılmamış bu ikili, ayrı yaşamayı becerebilir mi? Su Topraksız nasıl nefes alsın?
Su pes etmez. Ebedi aşkı, dert ortağı, dostu, her şeyi olan Toprak’ın peşine düşer. Öyle ki rüyalarla gerçeği karıştırır, önce uyurken sonra uyanıkken kendini Toprak’ın yanında bulmaya başlar. O da nesi? Gizli güçleri mi vardır bu ikilinin?
Toprak ise, tamamen huyu suyu değişmiş Ateş gibi yakıcı bir insana dönüşmüştür. Öyle ki Toprak artık, ispiyoncu, hain ve kötü bir karakter olmuştur, Su kendisini bulursa, ne tepki verecek? Hayatının aşkından vaz mı geçecek?
Su’nun aşkı Toprak’ı doğru yola tekrar sokabilir mi? Diye düşünürken bir yandan da kendimizi iyiler ve kötülerin savaşında bulunuyoruz..
Heyecan ve tempo hiç düşmeden, güçlü olan kötülerin kaybetmesini can-ı gönülden istiyor ama kötülerin gücünü de azımsayamıyoruz… Geçmişten gelen sırlar, özel güçleri olan insanlar, kulağa fısıldayan kötüler derken kitap bir solukta okunuyor.
Yazar Dilek Nazlıoğlu kitap yazarı yine yapmış yapacağını , kendisinden okuduğum 3. Roman ve yine harikalar yaratmış, elimden düşüremediğim bir roman oldu.
Senden Başla, hayatında bir şeylerin eksik ya da yolunda gitmediğini hisseden, ama nereden başlayacağını bilemeyen herkes için yazılmış samimi bir kişisel gelişim kitabı. Reyhan İldaş, kendi yaşam yolculuğundan süzülen deneyimlerle okuru içsel bir farkındalığa davet ediyor ve değişimin başkalarında ya da şartlarda değil, insanın kendi içinde başladığını güçlü bir şekilde hatırlatıyor.
Kitap boyunca geçmişle yüzleşmek, bastırılan duyguları fark etmek, hayal kırıklıklarıyla barışmak ve zihnimizde yer etmiş olumsuz düşünce kalıplarını dönüştürmek ön plana çıkıyor. Akademik ya da ağır teoriler yerine, içten bir anlatım ve sohbet eder gibi bir dil tercih edilmiş. Bu da kitabı daha ulaşılabilir ve gerçek kılıyor. Yer yer karşılaşılan olumlama cümleleri ve farkındalık yönlendirmeleri, okuru durup düşünmeye ve kendine dönmeye teşvik ediyor.
Senden Başla, “hemen her şey değişsin” iddiasında değil; küçük adımların, niyetin ve içsel dönüşümün önemini vurguluyor. Kendine dürüstçe bakabilen, geçmişini sorgulamaktan korkmayan ve gerçekten iyileşmeye niyet eden okurlar için yol arkadaşlığı yapabilecek bir kitap.
Bazen hayatı değiştirmek için tek gereken şey, başkalarını değil kendini değiştirmeye cesaret etmektir. Ve her şey, gerçekten de… senden başlar.