Barış Çiçek

Barış Çiçek
@dermanov
bir eylül günü saçlarımda kırgın nehirler rüzgarın dudağında kawa ruhlu bir sızı sarı okyanusunda Mezopotamya’nın tutuşturdu anızları ve sardı her yeri yeşil alevler kibrin dehlizlerinde gri bir koku yeşilimsi irin sularında ürkek kurbağalar I. her güz bitimi düş tacirlerine satılırken alın teri gördüğü her Arabi kelimede dualar okurken babam anladım suyun ve sessizliğin kudretini burçak tarlalarının sarı okyanusu kuruduğunda
Şiir
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Hatırla Sevgili
susuz yaz günlerinde kavaklar altında bakıp gökyüzüne düşlüyorum yontulmamış bir geceyi karanfil kokulu şiirler emziriyorum dudağımda mayhoş bir ürperti vuruyor koltuk altlarıma gece bile çöküyor seni düşündüğümde sonra bir ceylanın ovaya inişi oluyor gözlerin bakışın! kurumuş badem ağaçlarını anımsatıyor sıvası dökük evlerden yükselen kahır dumanlarını bir türlü gelmeyen mektupları hatırla kırbaçlanırken sırtı kanayan atları ve atların kanına bulaşan sinekleri hatırla römorktan aşırdığımız karpuzları ve bu uğurda yediğimiz dayakları hatırla kan toplayan ellerimle yüzünü okşayışlarımı ve göğsüme yasladığında başını hüngür hüngür ağladığını kabul mutlu günler geçirmedik pek suya sabuna dokunur bir başarımız da olmadı ama açmadık ya ellerimizi namerde eğmedik ya boynumuzu zalimin zulmüne kıt kanaat büyüttük ya aşkımızı bir ÇINAR gölgesinde ÖZGÜR düşler kurup ÇİÇEK açtık ya IRMAK boylarında ve hala okuyorum ya sana MONA ROZA şiirini yol almışızdır bir fesleğen kokusu kadar
Şiir
tuz hakkı
kaç zamandır ölü bir kentin varoşlarından kalbine yürüyorum aşkın /. kapama gözlerini söndü şehrin tüm ışıkları sokaklar 'nihavent yalnızlık' çalıyor ay tülü sildi parlak mazisini incir sütüyle damgalanmış kadınlar bile çiçek satmıyor trafik ışıklarında fondip yaptığım acıların behrinde örs elendim kapama gözlerini //. üryan bir rüyaydı oysa dört nala sevişmelerimiz bağrı yanık türkülere kundak yüreğim tutsun çetelesini dünyanın sancılı bir geçmişin kasıklarından öpeceğim kalbini kalbime yasladığında kirlenmesin diye ellerimiz ///.
Rûhefza
münzevi şarkılarda kalbi sıkışan mevcamevc bir sızıdır göğsümden fışkıran rûhefza gülüşünle filizlenen /. mümeyyiz değilim müzehher olmasa da kalbim kulak asmam haykırışlarına başağın altın çağında giyinir hüznün libasını güneşi öperim avuçlarında biraz büşra biraz masal tadında kavrulup sıcağında Mezopotamya’nın evlâ değildir öpücüğünden ’ yüreğime sürdüğüm ecza ’ bilirim sükutu bir silah gibi kuşandığım gözler kuş sesleriyle ürperen bakışım musahhardır varlığınla