İnsanlığın ve Tüm Callahan'ın Yerleri şerefine
8/10
·536 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 15:22
Callahan'ın Yeri, dertleşmek isteyene alan açan sıradan bir bardır. Piyanist Eddie'nin densiz sorgulamalara beyzbol sopasıyla müdahale etmesini saymazsak, yahut Pyotr'ın alkolü fazla kaçıranları evlerine bırakıp, geceyi orada geçirdikten sonra kahvaltıyı hazırlayıp ortadan kaybolmasını da. Bu barda her içki yarım senttir ve kadehler şömineye hunharca fırlatılıp kırılır. Çeşitli ritüeller etrafında kendine has bir kültür oluşturmuştur burası. En kötü espri bile burada kabul hatta teşvik edilir; çünkü bar müdavimi olan doktora rağmen mizah en iyi ilaçtır. Ama en önemlisi, burayı arayarak bulmak imkansızdır, bar ihtiyacı olanı kendine çeker; anlayışa, hoşgörüye, yardıma veya şefkate ihtiyacı olanları. Üstelik burayı bulabilmeniz için sadece sekiz ay ömrünüzün kalmış olması veya ailenizin ölümünün sorumluluğunu taşıyor olmanız gerekmez. Gezegeni yok etmek için yola çıkmış ancak bu karardan pişman olmuş bir uzaylı da olabilirsiniz, alkolik bir vampir, bir zaman yolcusu, hatta vantrilok bir köpek bile olabilirsiniz. Burada bunlara kimse şaşırmaz ve samimiyetinizin karşılığını alırsınız, çünkü bu bar mucizelerin gerçek olduğu bir yerdir. Yine de burada sorunlar sihirle çözülmez. Çoğu zaman çözüm, birinin hikayesini gerçekten dinlemekle başlar. Ve sadece hatalarının bedelini ödemeye razı olanlar bu ailenin müdavimi olabilirler. Hippi hareketinin filizlendiği 1973'te ilk Callahan öyküsünün bir dergide yayımlanmasının ardından okuyucunun büyük teveccühü ile karşılaşan Spider Robinson, yirmi yıl boyunca Callahan evrenini ve bu barın gerçek hayattaki müdavimlerini genişletmeye devam eder. Yazar, istilacı uzaylıların ve tehditkar teknolojilerin egemen olduğu ana akım bilimkurguya karşı bu dışlanmışlarla iki kadeh tokuşturup dertleşerek tüm klişeleri çökertmiştir. Hikayelerdeki
Callahan GünlükleriSpider Robinson · İthaki Yayınları · 202379 okunma
Puan vermedi·416 syf.··
2026 21. kitabı
Yasaklı Lal Figan 2 ​Herkese selaaam! Ay ben geldim ama içimdeki fırtınaları bir bilseniz... İlk kitabı bitirir bitirmez hız kesmeden hemen ikinciye geçmiştim, iyi ki de öyle yapmışım. Ama peşin peşin söylüyorum: Okurken yine bol bol sinir krizi geçirdim! Neyse ki sonradan olaylar toparladı da tansiyonum dengelendi. Özellikle o "ismi lazım olmayan" tiplerin sahneleri azaldıkça benim de kafa rahatladı, oh be dedim! ​Şimdi müsaadenizle şuraya biraz içimi dökeceğim çünkü söylemezsem çatlarım! ​Doru... Sana ne desem az! Ya gerçekten soruyorum; bir insanın seni sevip sevmeyeceğini, o ağır lafları söylerken ne hissettiğini anlamayacak kadar hödük müsün be adam? Okurken "Yok artık" dediğim çok an oldu. Neyse ki bu krizler çok uzamadı da birazcık sakin kalabildim. Ama yiğidi öldür hakkını yeme; tüm delirmelerime rağmen bu ikiliyi okumak bana müthiş bir seyir keyfi verdi. Birbirlerini her anlamda o kadar güzel tamamlıyorlar ki... Siz kesinlikle nazar değmeden mutlu mesut hayatınıza devam edin, ben sizi uzaktan sevmeye razıyım. Ah benim canım Erva'm... Gelelim kitabın sonuna... Spoiler olmasın diye detay veremiyorum ama cidden neden öyle bir şey oldu ya? Neden?! Ben sonuna kadar canım kızıma hak veriyorum. Erva bence yaşayabileceği en ağır şeyleri yaşadı. Ve işin en acı tarafı, canı yanarken bile sevdiklerini düşünmediği tek bir an olmadı. Okurken "Kızım dur, yalvarırım önce bir kendini düşün!" diye bağırmak istedim ama Erva hiç bencil olamadı. Peki şimdi o sevdiklerine soruyorum: Siz bu kıza bunu neden yaptınız? Sizi affedebilir miyim hiç emin değilim, Erva bunları zerre hak etmedi. Ve Ceylin.. Senden nihayet kurtulduk ama yalan yok, içimin yağı zerre erimedi. Keşke senin için çok daha farklı bir son olsaydı. İçimde en ufak bir rahatlama hissi bile oluşmadı, sana hala çok
YasaklıPınar Salman · Pukka Yayınları · 2024262 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·288 syf.·
2026 5. kitabı
Kitap resmen İlber Hoca’yla karşılıklı kahve içip dertleşmek gibi. Hangi yaşta ne yapmalı, nasıl gezmeli, ne okumalı tatlı sert anlatmış. Okurken bazı yerlerde "Hocam iyi güzel de bu ekonomik şartlarda nasıl olacak o işler?" diye içten içe tartıştım, yalan yok. Ama biraz derin düşününce adamın asıl derdinin para değil, "dünyayı merak etmek" olduğunu anlıyorsun. İnsanın içini garip bir öğrenme ve yaşama hevesi kaplıyor. Bence kesinlikle okunur. Kusursuz bir hayat formülü falan beklemeyin ama "Ben ne yapıyorum, hayatı ıskalıyor muyum?" diye sorguladığın bir dönemdeysen ilaç gibi gelebilir. En azından hayata bakış açını biraz esnetiyor.
Bir Ömür Nasıl Yaşanır?İlber Ortaylı · Kronik Kitap · 202065,2bin okunma
Puan vermedi·70 syf.··
2026 117. kitabı
Bugün sizlere dertleşme tadında bir kitapla geldim. @kursad.taskin ’ın Gelgeç Çıkmazı adlı eseri, ilk bakışta hacmiyle küçük görünse de kapağındaki o sisli, loş sokak lambasının altındaki yalnız figür gibi insanı kendi derinliklerine çeken, oldukça yüklü bir dertleşme seansı sunuyor. Yazarın deneme ve kısa hikayeleri bir araya getirdiği bu kitap, dış dünyadaki somut çıkmazlardan ziyade, insanın kendi içine inşa ettiği o görünmez labirentleri ve duygusal tıkanıklıkları mercek altına alıyor. Karakterlerin isimler yerine K., S., N., U. gibi sadece baş harfleriyle simgeleştirilmesi, anlatılan hikayeleri bireysellikten çıkarıp hepimize ait kılmayı başarıyor; sayfaları çevirirken aslında yazarın başkasını değil, doğrudan bizim iç kırılganlıklarımızı, mahalle sıcaklığındaki o tanıdık ama bazen de boğan aidiyetlerimizi anlattığını hissediyoruz. Kitabın temel gücü, hayatın hızına yetişmeye çalışırken ıskaladığımız, ertelediğimiz ya da bakmaktan çekindiğimiz gerçeklerle bizi son derece naif, hüzünlü fakat asla umutsuzluğa sürüklemeyen samimi bir dille yüzleştirmesinde yatıyor. “Çıkmaz bazen yol değil, insandır...” cümlesinin hakkını verircesine, hayatı sadece başımıza gelen olaylar silsilesi olarak değil, bu olaylar karşısında büründüğümüz kimliklerle anlamlandırıyor. Nitekim yazarın da altını çizdiği gibi, hayat çoğu zaman ne yaşadığımız değil, yaşarken kim olduğumuzdur. Bu farkındalık, okuyucuyu hırpalamadan, adeta şefkatli bir dost eli gibi omzuna dokunarak bir iç hesaplaşmaya davet ediyor. Eserdeki insan ilişkilerine, vicdana, ahlaka ve aidiyete dair sorgulamalar ise gündelik hayatın tam kalbinden yakalanmış netlikte. Özellikle sevgi ve nefret arasındaki o ince, geçirgen çizgi üzerine düşünürken karşımıza çıkan “İnsan en çok sevdiğine kızar; çünkü ondan vazgeçmeye niyeti
Gelgeç ÇıkmazıKürşad Taşkın · Perseus Yayınevi · 202610 okunma
Zamansız Bir Dertleşme: Bir Kahve İçme Ne Olur Gelsen
10/10
·122 syf.··
2026 60. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 23:27
Bazı kitaplar vardır, sadece okunup rafa kaldırılmak için değil; gecenin en sessiz anında, elinizde bir fincan kahveyle baş başa kalıp ruhunuzu dinlendirmek için yazılmıştır. Arife Öztaş’ın "Bir Kahve İçme Ne Olur Gelsen" kitabı tam olarak böyle bir eser. Şiirlerin satır aralarında gezinirken kendimi yabancı bir yazarın dizelerinde değil, çok eski, çok tanıdık bir dostun dertleşmesinde buldum. Yazarın kalemi öyle içten, öyle samimi ki; hani o çok özlediğiniz, karşılıklı birer kahve içip içini dökmek istediğiniz dostlar olur ya, her bir mısra tam olarak o boşluğu dolduruyor. Yapmacıklıktan uzak, tamamen yürekten süzülüp gelen bu şiirler, insanın ruhuna çok ince bir sızıyla ama bir o kadar da şefkatle dokunuyor. Günlük hayatın koşturmacası ve gürültüsü içinde, kendi iç sesimi duymamı sağlayan, derin bir nefes gibi geldi bana bu kitap. Eğer siz de şiirde o yapay imgeleri değil de saf, duru ve insanı hemen sarıp sarmalayan duyguları arıyorsanız, bu samimi davete mutlaka kulak verin derim. Kalbime dokunan, bende iz bırakan çok güzel bir okuma deneyimi oldu. Yazarın yüreğine, kalemine sağlık.
Bir Kahve İçimi Ne Olur GelsenArife Öztaş · Tilki Kitap · 202225 okunma
9/10
·129 syf.··
2026 19. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 16:47
Bir kadının uzun süreli bir ilişkiden sonra toparlanma, iyileşme sürecini anlatıyor kitap. . . Kısa bölümlerden oluşuyor, her bölüm Osman'a hitaben yazılmış. Ama aslında ana karakterin kendi kendine dertleşmesi, kendini sorgulamasından ibaret. . . Yazarın dili nasıl tatlı, nasıl güzel anlatamam. Hatta biraz çılgınca... Ben çok severek ve bir çırpıda okudum. En sevdiklerim arasında yerini aldı. . . Kitapla Sevgiyle ...
Bu Hikâye Senden Uzun OsmanAylin Balboa · İletişim Yayıncılık · 202213,7bin okunma