İmkansız bir şeydi bu, hele de Market Caddesi'nin güneyindeki işçi mahallesinde.
Kitaplar bu adamlarda yaşıyordu. Hayatta hep içkinin ve öfkenin etkisiyle parlayan adamlar görmüştü, bunlarsa düşüncenin uyarısıyla heyecana gelip ateşle, coşkuyla konuşuyorlardı
Sarılıp öptüğü kızın ona yar olmadığı belliydi. Vücudunda heyecandan eser yoktu, kollarını gence sarmadı ve dudakları her zamanki gibi yapışmadı onunkilere.
Aynen öyle, yüreksiz. Saçma sapan laflarla kafalarına sokulmuş o küçük ahlaklarıyla lak lak konuşur, ama yaşamaktan korkarlar. Seni seveceklerdir Martin, ama kendi küçük ahlaklarını daha çok seveceklerdir