Başlarına gelen musibetler gereği müminler, imanlarının bedelini ödemelidirler ki uğrunda meşakkat çektikleri akideyi bırakmaları kolay olmasın. Bedeli ödenmemiş bir akideye sahip olanların, yedikleri ilk darbede akidelerinden vazgeçmeleri pek de zor olmayacaktır. Ödenmiş bedeller en başta kişinin kendisi için imanın değerini arttıran kıymetli emeklerdir. İnsanlar, uğrunda ne kadar çok acı çekip fedakârlıkta bulunurlarsa iman onlar için o derece önemli ve üzerine titredikleri bir mesele hâline gelir.
Allah Teâlâ bazen kullarının kendisine olan sevgilerinin azaldığını ve onlara bahşettiği dünya nimetlerine aşırı bağlandıklarını görür. Kullarına sevgiyle yaklaşarak onların da kendisine aynı sevgiyle karşılık vermelerini ister. Ama onları nankör ve gafil halde bulursa onları sarsmak ve gafletlerinden uyandırmak için nimetlerinden birini keser ve böylece nimetin kendilerini nimet verenden alıkoyduğu gerçeğinin farkına varmalarını ister.
Başına gelen musibete sabret.
Rabbine, O'nun hikmet ve rahmetine olan hüsnüzannını koru.
Bunu başardıktan sonra bileceksin ki Allah senin için yalnızca hayır murat etmektedir.