Oysa âşık, sevgiliden başka en ufak bir şeyi önemsediği zaman gerçek aşka eremez. Sufiler bu yüzden önce nefislerini öldürürler, âşıklar da akıllarını.
Şimdi İstanbul' da aşktan bahseden herkes minareyi çalmışcasına mistik bir kılıf hazırlıyor. Aşka methiyeler düzenleyen şairler alkışlanırken bizzât aşık olanlar ayıplanıyor.
..beyitlerden birisi üzerinde çok durmuş ve hatta "Aşkın", demişti, "felsefesini bilmeden bu şifreyi çözmek imkânsız görünüyor." Sonra da eklemişti: "Efendi! Sen hiç âşık oldun mu? Bilir misin ne hastalık ve ne şifadır o!.. İşte bak ne diyor şair:
Ref oldu hicâb-ı şâhid-i râz
Aşk oldu melamet ile demsâz.
Saraya özgü bezm ile cezm arasında kırk yılım akıp geçti. Bezm ile rezm, yani eğlence ve savaş, sultanların ta Orta Asya' dan itibaren genlerinde taşıyıp getirdikleri iki duygu.
Gehî vuslatta âşık, gâh mehcûr
Bu dünyadır gehî mâtem, gehî sûr.
[Âşık bazen vuslattadır, bazen ayrılıkta.
Dünya derler buna; bazen ölüm, bazen düğün..]