Öyle sermestem ki idrâk etmezem dünyâ nedir
Ben kimim, sâki olan kimdir, mey ü sahbâ nedir.
[Aşk ile öyle sarhoş olmuşum ki artık bilmiyorum dünya nedir? Ve bilmiyorum, ben kimim; bana bu içkiyi sunan da kim; içki ve kadeh nedir?!..]
Orada aynı çengelleri kullananlara cellât, burada sanatçı deniyordu. İnsanın bir niyet ve düşünce ile anlam kazandığını düşündüm. Demek ki insanlar niyetlerine göre iyi veya kötü, güzel veya çirkin olabiliyorlar.
Ruhlarını şeytana satanlar ile Rahman'a adayanlar da işte bu ince çizgi ile birbirinden ayrılıyordu. Birileri zamanı çoğaltıyor, diğerleri harcayıp tüketiyordu çünkü.
Birileri iyi şeylerle hayata anlam katarken diğerleri hayatın kötülüklerine tapıyordu..
Karşımda Leylâ vardı.
Amiroğullarından Mehdi'nin kara bahtlı kızı Leylâ. Ve ben, Leylâ için çöllere düşen çılgın, Mülevvahın oğlu Kays.
Ama yine de ben Mecnûn..
Kadem kadem gece teşrîfi Nâilî o mehin
Cihân cihân elem-i intizâra değmez mi
[Ey Nâili! Geceleyin o ay sevgilinin adım adım gelişi, cihan cihan bekleyiş acısına değmez mi?]