Kendi ölümümüzü yaşamın kaçınılmaz gerçeklerinden biri olarak bir kez samimiyetle kabul ettiğimizde, ölümsüzlüğü dilemenin artık, elmas kadar sert ve sıkı bir vücut için can atmaktan ya da bir kuşun kanatlarında uçabilmekten daha fazla anlamı yoktur.