Derya Erken

Hayat çözülmesi gereken bir bilmece değildir. Her biri kendi belirsizlikleri ile dolu bir dizi gelişmekte olan deneyimdir...
Sayfa 6
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·224 syf.··
2026 21. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 27 Mart 2026 23:08
Bu kitap, gazeteci Yenal Bilgici’nin Ercan Kesal ile yaptığı söyleşilerden oluşuyor. Uzun zamandır böyle bir söyleşi kitabı okumak istiyordum ve bu kitapla birlikte Ercan Kesal’ın dünyasına daha yakından bakma fırsatı buldum. Ercan Kesal’ı zaten oyunculuğu, senaristliği ve yazarlığıyla tanıyordum ama bu kitap sayesinde onun felsefi yönünü de keşfetmiş oldum. Açıkçası doktor olduğunu ve bir hastane kurduğunu da bu kitapla öğrendim. Kitap; hayatına dokunan isimler, şehirler, filmler ve romanlar üzerinden ilerliyor. Bölüm bölüm ilerleyen söyleşilerde: Zamanla olan ilişkisi Korkuları Çocukluğu Yolculukların insana kattıkları gibi birçok farklı konu üzerine düşündürücü sohbetler yer alıyor. En çok dikkatimi çeken kısımlardan biri ise son bölüm oldu. “Hayatta en çok neyi isterdiniz?” sorusuna verdiği cevap: uzun sofralar… Ve ardından gelen o güzel soru: “Böyle bir sofraya kimleri davet ederdiniz?” Verdiği isimler de en az sorunun kendisi kadar etkileyici: Kemal Tahir, Metin Erksan, Aziz Nesin, Cahide Sonlu, Annesi ve birçok sevdikleri… Okurken sanki bir sohbetin içindeymişim gibi hissettim. Samimi, düşündüren ve ilham veren bir kitap oldu benim için. Eğer söyleşi kitaplarını seviyorsanız kesinlikle tavsiye ederim.
İsim Şehir Film RomanErcan Kesal · Kronik Kitap · 2024161 okunma

Derya Erken

, bir kitap okudu
Puan vermedi·224 syf.··
12 günde okudu
·
2026 21. kitabı
Ercan Kesal
8.4/10 · 161 okunma
Dediğin gibi, Kemal Tahir bir de yıllarca yatmış içeride. Sarsılmadan, tınmadan yatmış. Karısı kederli tabii, Tahir mektuplarında bir yandan onu da avutuyor. “Yahu sen ne üzülüyorsun, bak artık ne güzel bir hikâyemiz var; sen hikâyesi olmadan, öylesine yaşayıp gidenlere üzül,” diyor. “Bak onların hikâyesi yok, hiçbir şeyleri yok.” Dünyaya böyle bakmak, yaşadıklarına bir masal kıyafeti giydirmek ne acayip bir şey…
Sayfa 198·Kitabı okudu
"Her bir arkadaş içimizdeki farklı bir dünyaya tekabül eder; onlarla tanışana dek var olmamış, ancak onlarla buluştuğumuzda doğan bir dünyaya..." Anais Nin
Sayfa 179·Kitabı okudu