Şuna inanıyorum: Tek bir insanın özgür, kâşif zihni dünyadaki en değerli şeydir. Ve şunun için savaşırım: zihnin yönlendirilmeden, istediği yönde ilerleme özgürlüğü. Ve şuna karşı da savaşmam gerekir: bireyi sınırlandıran ya da yok eden her fikir, din ve yönetim. Ben buyum, böyleyim. Bir kalıba uygun şekilde inşa edilmiş bir sistemin özgür zihni yok etmeye çalışmak zorunda olmasını anlıyorum; çünkü böyle bir sistemi incelemek suretiyle yok edebilecek tek şey özgür zihindir. Elbette bunu anlıyor, bundan nefret ediyorum; bizi yaratıcı olmayan hayvanlardan ayıran tek şeyi korumak için ona karşı savaşacağım. Nur öldürülebilir hale gelirse mahvoluruz.
Samuel değişken olmakla kalmayıp fikir ve icatların adamıydı. Küçük ve kapalı topluluklarda bu tür insanlara diğerleri için tehlike arz etmediklerini kanıtlayıncaya kadar şüpheyle bakılır. Samuel gibi parlak bir adam çok dert yaratabilirdi - hala da öyledir.
Derde Deva Randevu’nun konusu, Murat Menteş’in 11 üstatla yaptığı hayali bir söyleşiden ibarettir. Bu 11 üstat; hem edebiyat dünyasından hem de düşünürler arasından seçilmiş isimlerdir. Her birinin kendine özgü üslubuna göre sorular sorulup yanıtlar alınır.
Çok güzel kurgulanmış bir kitap. Bir roman değil; sorulan sorular ve verilen cevaplar üzerinden ilerliyor. Bu yönüyle hem okuyanı düşündürüyor hem de mizahi dili sayesinde eğlendiriyor. Ben çok beğendim, herkese tavsiye edebilirim. Güzel bir kitaptı.
Bu kitap bir serinin parçasıymış; sanırım serinin devamını da okuyacağım.