Derya Sevim

Derya Sevim
@deryassevim
Martı Yayınları / Editör
Tekirdağ
704 okur puanı
Haziran 2018 tarihinde katıldı

Derya Sevim

, bir kitap okudu
10/10
·384 syf.··
2021 104. kitabı
Ali Hazelwood
7.8/10 · 4.927 okunma
Reklam
Puan vermedi·352 syf.··
2021 103. kitabı
kitapyorumu 5/5 ⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️ 10/10 ⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️ “Bazı insanlar fazla ileri gidiyorlar,” dedi. “Had diye bir şey var. İnsanlar hadlerini bilmeli.” Birimiz Ölmek Üzere, Birimiz Yalan Söylüyor serisinin ikinci kitabı ama kitabın tamamen bağımsız okunabileceğini düşünüyorum. Çünkü ilk kitapta yaşanan olayları yazar ufak ufak yazarak zaten neler olduğundan bahsediyor. O yüzden ‘ilk kitapta ne oluyor ya anlamadım’ demiyoruz hiç. Tüm olay tamamen farklı karakterler ve farklı bir konu üzerinden yürüyor. Ben şahsen ikinci kitabı çook daha fazla sevdim diyerek sözü alıyor ve konusunu anlatarak başlıyorum. Phoebe, Maeve ve Knox kitabın esas karakterleri ve biz kitabı kahraman bakış açısıyla üçünün gözünden de okuyoruz. Üçü de aynı liseye -Bayview lisesi- gidiyorlar. Bir gün telefonlarına kim olduğu belirsiz birinden doğruluk ya da cesaret oyunu oynamaları için bir mesaj geliyor. Cesareti seçmezlerse eğer korkunç bir sırları açığa çıkacak. İlk olarak Phoebe’nin sırrı açığa çıkıyor ve tüm kaosu başlatan ve ilk domino taşının düşmesine sebep olan olayların başlangıcı da böylece gerçekleşmeye başlıyor. Ardından her şey korkunç bir şekilde ilerliyor… Birimiz Ölmek Üzere benim gözümde genç yetişkin, gizem ve polisiye türündeki en iyi kitaplardan biri. Ben Ashley Elston aşığı bir okur olduğum için, yazarların yazım tarzlarını birbirine inanılmaz benzetiyorum ki düşünün Karen çok daha fazla tanınan ve sevilen bir yazar yurtdışında. Bu türü çok iyi yazabilen, merak unsuru akıcılık ve olayları birleştirme açısından beni memnun edebilen neredeyse hiç yazar yok diyebilirim. O yüzden bu kitabı ben sevdiysem bence herkes sever. Şimdi gelelim karakterlere: Phoebe’ye ve ailesine kanım asla ısınmadı o yüzden üçlü arasından en az sevdiğim karakter Phoebe oldu. Ailede yaşanan tek bir kaybın aileyi
Birimiz Ölmek ÜzereKaren M. McManus · Yabancı Yayınları · 2021518 okunma
8/10
·376 syf.··
2021 102. kitabı
#kitapyorumu 4/5 ⭐️⭐️⭐️⭐️ 8/10 ⭐️⭐️⭐️⭐️ Mesele onu kurtarmaksa güneşten, aydan ve yıldızlardan bile vazgeçebilirim. O- bir adı bile olmayan ama yine de binlerce adı olan çocuk. Elleri yıldızların kanıyla lekelenmiş çocuk. Sevdiğim çocuk. Kitabı sevdim. Çoğu kitaptan farklı ve benzersiz bulduğum bir kurguya sahip olan Şafağı Ör kitabını birkaç gün önce bitirdim. Her zaman olduğu gibi önce konusu ardından hislerim olarak yorumu başlatayım. Kadın karakterimiz Maia kitabın ilk bölümlerinde bize nasıl terzilik yapmaya başladığını anlatıyor. Küçük yaşta annesini nasıl kaybettiğini anlatıyor önce. Babasının geçmişte çok aranılan bir terzi olduğunu ama annesinden sonra hiç toparlanamadığını… Ardından babasının yerine geçip dikiş dikmeye başlıyor. Üç erkek kardeşinden hiçbiri bu alana ilgili değil. Ülkede savaş çıkınca da bu sanata yönelmeye hiç şansları olmuyor çünkü üç erkek kardeşten ikisi savaşta ölüyor. Geriye savaşın mahvettiği yaşayan tek erkek kardeşi ve ruhu artık burada olmayan babası ile ortada kalan Maia’nın karşısına milyonda bir gelecek bir fırsat çıkıyor. İmparatorluk Terzisi olma şansı. Ortada ise tek bir sorun var. Senelerce tüm dikişleri Maia dikmesine ve aileyi geçindirmesine rağmen erkek olmadığı sürece kimse onu ciddiye almıyor. O da son çare olarak saraya erkek kardeşi olarak gitmeye karar veriyor ve kitabımız böylece başlıyor. Yazarın dili inanılmaz akıcı. Karakterler mükemmel olmasa bile güzeller ve dünyası sihirle dolu gibi hissettiriyor. Kitabı okurken sayfaların nasıl ilerlediğini anlamadım. Puan kırdığım kısmına gelecek olursak “aşk” kısmı. Çok daha fazlasını beklerken ortalama kalan bir aşktı. Maia ve Edan (erkek karakter) arasındaki duyguları alamayınca ve kitabın yarısından sonra ümidimi kesince bir puan kırmak durumunda kaldım. Erkek karakter
Şafağı ÖrElizabeth Lim · Yabancı Yayınları · 20211,138 okunma
7/10
·320 syf.··
2021 101. kitabı
#kitapyorumu 3,5/5 ⭐️⭐️⭐️, 7/10 ⭐️⭐️⭐️, Eğer gözlerinizi kapatıp sevdiğiniz birini düşünürseniz saç ve göz rengi gibi, sürücü ehliyetinde bulabileceğiniz şeyler aklınıza gelmezdi. Onun yerine, bilinçaltınıza yerleşen parçaları, sakladığınızın farkında olmadığınız şeyleri görürdünüz. Ben bu kitabı bundan 7-8 sene önce okumuş olsaydım eminim ki severdim diyerek söz almak isterim. Leylah Attar, Kağıt Kuğu kitabını yazarken -yazıldığı döneme çok uygun olarak tabii ki- milyonlarca olayı tek bir kitaba sığdırmış. Olaylar o kadar hızlı ve üst üste ilerliyor ki bir yerden sonra ipin ucunu fena halde kaçırıyoruz. Hangi duyguyu hissetmemiz gerektiğini bilemediğimiz içinde hiçbir duygu hissedemiyoruz. Kadın karakterimiz Skye, kitabın ilk sayfalarında bir katil tarafından kaçırılıyor ve öleceğini düşünürken katil onun canını bağışlamaya karar veriyor. Katilimiz ise esas erkek karakterimiz Damian. Skye’ı neden öldürmediğini ilk sayfalardan itibaren tahmin edebiliyoruz çünkü çok ters köşesi olmayan ve hissettiğiniz her şeyin doğru çıktığı kitaplardan biri Kağıt Kuğu. Yazar bize asıl gerçekleri çok geçmeden verdiği içinde, ilk sayfalarda kaçırılmayla başlayan kitabımız bir anda içinde mafyayı barındıran bir aşk hikayesine dönüyor. Kitabı sevmedim. Çok daha düşük puan vermemi engelleyen iki sebebi söylemek isterim size. İlk sebebim çok akıcı olması. Sayfalar kendiliğinden akıp gidiyor ve nasıl bittiğini anlamıyorsunuz. Tam bir reading slump savar. Bir diğeri ise yazarın 10 tane kitabın kurgusunu tek kitaba sıkıştırmak için verdiği o muazzam çabaya olan saygım. Onun dışında eskiden benim tarzım olabilecek ama şu an çok alakam olmayan, türk dizisi tadında bir kitaptı. Karakterleri sevemedim. Ne Skye ne de Damian’la aramda pek bir bağ kuramadım. Benim için ortalama bir kitaptı ve
Kâğıt KuğuLeylah Attar · Yabancı Yayınları · 2021167 okunma