Nietzsche'nin bilhassa özgün olduğu nokta, ahlaki değerlerin özleri itibarıyla değerli olduğu varsayımından çok bizleri ahlakın değerini sorgulamaya yöneltmesidir... "İyi" ve "kötü" gibi ahlaki kavramlarla ne kastettigimizi anlamak için onların ötesine geçmeliyiz. Nietzsche'ye göre ahlak, toplumu bir arada tutma işleviyle faydaya hizmet eden durumun bir sonucudur. Ancak bu işlev faydasını yitirdiğinde dahi varlığını devam ettirebilir.
Üstinsan (Übermensch). "Tanrı öldü" ifadesi insanın kendisinin efendisi haline gelmesine, "Üstinsan" olmasına imkan tanır. Nietzsche için en can alıcı değer hayatın olumlanmasıydı. Dolayısıyla Üstinsan, insanoğlunun potansiyelinin farkına varan ve bir sonraki hayat inancıyla avunmayandır. Üstinsan kendisinin efendisidir ve kendi değerlerini yaratır.
Tanrı öldü. Nietzsche bununla Tanrı'nın artık toplum için gerekli olmadığını; inancın, türlerin varlığını sürdürmesine hiçbir şekilde katkıda bulunmadığını, aksine ket vurduğunu ifade eder...Nietzsche insanlığı, inanç ya da herhangi bir dogmaya baglı kalmadan kendi ayakları üzerinde durmaya çagırıyordu.