Gün be gün geçmişin loşluklarında mahkûmduk, çürüyüşe çıktık.
Yaşadığımızı sanıyorduk
azımsadık felsefemizi
bir daha hiç yanmayacak çocuklar için.
Okul görmemiş atalar
iyi bilirler ölümü öpülmek için!
ikilettirme ölümü, çağır
korkma, bir tek ölümle öpülürüz biz.
Anımsanıyor nice sevgiyle dostlar,
unutmadım â dostlar unutmadım.
Dostlar dedik
yahu nerde o dostlar, vallahi yoklar.
Hâlâ yontulmamış o sevgiler
sevgiyle büyütmüştük de ölümü
oysa yapayalnız çekildik ölmeye.
Benimki kayıp gidişin sessizliği
ben şimdi size nasıl anlatayım bir mezarlığın ağıdını ölüm çanıyla?
Evin yolunu tutarken, size nasıl
anlatayım yayılan sessizliği?
Yahu ben 'Arkadaş' mıyım
nasıl anlatayım şu hüznü
hem benim leylekle
solucanım da yok çiftleştireyim?
Benim hüznüm saklanmış
yıllardır yakınır güneşe
Vakit başka sormayın bana hüznü, unuttum.
Reformcu Jean Calvin (1509-64)'e göre kitaplar okuyucuların kendilerini kaybedebilecekleri bir orman, okuyucuların rotalarını bulmaları gereken bir okyanus, ya da boğulmaktan kurtulmanın zor olduğu bir tufandı.