• 240 syf.
    ·2 günde·Puan vermedi
    Okudum bitti. @arif.cansin bu güzel hediyesi için teşekkür ederim.
    Bir erkeğin kadın gözünden bakarak yazmaya çalışması çok hoşuma gitti.
    Benim beğendiğim yer de oldu beğenmediğim. Aslında güzel mesajlar verilmek istenmiş ama bana o duygu geçmedi.
    Bunun sebebi sanırım çok fazla diyalog olması aslında az olunca da sevmem. Lakin bunda aşırı fazla vardı. Beni en çok etkileyen günlük yazması oldu. Günlüklerinde o duyguyu hissettim ama oda çok kısa olmuş. Sevmediğim bir özellik daha anne olan birinin, kusura bakmasın da kızı için çok çaba sarf etmedi.
    Songül gibi olan bir çok insan var. Tecavüze uğrayıp susan, susmasa da kızının yanında olmayan o kadar aile var ki. Her şey namus değildir. Zaten her şeyi namus gözüyle bakan insanı iki kere sorgularım o insanlarda sevgi beklemek doğru gelmiyor. İlk düştüğünde senin yanında değil karşında olurlar. Songül 'ün ailesine bu yüzden çok kızdım. Elinden tutması gerekirken kızını ateşe attılar. Böyle aile olmasa da olur. Bir insanın önce kendine inanması lazım. Neler yaşarsa yaşasın tek başına mücadele etmesi lazım. Birinin bizim yanımızda olmasını elbette isteriz ama unutmamak lazım. Bir insanı güçlü yapan yanındaki kişiler değil kişinin kendisidir. Songül bir çok zorluk yaşamasına rağmen hayatta kalmak için çok çaba harcadı. Hayatta kalmak için uğraşan birinin de kızına çaba harcaması oda ayrı bir şeydi ya. Zaten sonuna kadar bu böyle devam etti. Son ters köşe olmuş. Çok şaşırdın mı diye sorarsanız hayır şaşırmadım çünkü belliydi biraz. Yazar ipucu vermişti. Kitabın devamı da varmış. Bakalım bir devam olacak.
    Evet kimler okudu?
  • Mustafa inat
    Mustafa inat Kur'an, İncil ve Tevrat'ın Sumer'deki Kökeni'yi inceledi.
    116 syf.
    ·2 günde·9/10
    Kitap bir inceleme kitabı. Sayın Muazzez İlmiye Çığ zaten önemli bilim insanlarımızdan biri. Dünyanın sayılı Sümerologlarından. Bu kitapla bize dinlerin hemen hemen hepsinin kökeninin ortak olduğundan bahsediyor. Beslenen kaynak aynı yani. Sümerler, Babiller, Akadlar vb.. Doğru tespitler, doğru çıkarımlar. Hep kaynaklar ile desteklenmiş bu görüşler. Öyle çok inançlı biri değilimdir hatta deist bile olduğumu söyleyebilirim ancak şöyle bir durum ortaya çıkıyor. Burada Kur'an son din olarak Müslümanlığı gösteriyor ve diğer dinlerin de tahrif edilmemiş hallerini kabul ettiğini söylüyor zaten. Yani onların bozulduğunu öne sürüp yeni bir kitap ile ortaya çıkıyor. Önceki dinlerin devamı olduğu için de çok ortak nokta olması gayet normal ki yıllar öncesinden de dinlerin olduğunu bir sürü peygamber olduğunu söylüyor. Ve belki de bu peygamberlerden biri de Sümerlere gelmiştir. Ve Sümerler de ondan önceki medeniyetten almıştır. İlk medeniyetin de yazılı olarak tarihini belirtemeyeceği için de biz ilk yazılı kaynaklardan öğreniyoruzdur. Böyle bir durum da akla yatıyor. Bunları geçersek bilimselliği olan, kaynaklar ile desteklenmiş bilgilendirici bir kitap. Her halükarda okunmalı.
  • 352 syf.
    ·Beğendi·10/10
    Açıklaması ve kapağı ile ilgimi çeken bir kitap gördüğümde direkt almaya karar vermiştim ve bu kitap benim yazarla tanışmamı ve yazara hayran kalmamı sağlayan kitap ve bence puanını çok daha fazla hak eden bir kitap


    Kitabın konusunu yazar arka kapağına göre kısıtlamış ben ilk konusunu okuduğum zaman o yaralı yüzlü adam ile macera yaşayacak falan sanmıştım ama öyle olmadı ve kitap ilerledikçe beni çok daha fazla şaşırttı ve meraklandırdı

    *SPOİLER:Yaralı yüzlü adamın ölmesine gerçekten çok üzüldüm ve kitabı okudukça ona ne kadar hak verdiğimi tahmin edemezsiniz özellikle adamı kötü sanarken hikayesini ve amacını öğrenince adamın içindeki iyiliği gördüm*

    Kitabı okudukça her şey yerli yerine oturuyor ama kitap hakkında fazla hoş bulmadığım yeri son kısmı sanki orada kitabın devamı gelecek izlenimi veriyor ama bildiğime göre gelmicek ama yinede sonuna hayal kırıklığı yaşamıyacağınızı düşünüyorum sadece kitabın sonunu 1-2 sayfa önce yapabilirdi onun dışında dediğim gibi kitabın kurgusuna bayıldığım ve Stephen'in öyle bir sona kesinlikle hak ettiğini düşündüğüm bir kitap

    Aslında yaralı yüzlü adamdan çok fazla şey öğrenebiliriz gibi geliyor bu arada kitabın kapağını kitabın kapağını kitapı okudukça daha iyi anlayacaksınız ;-)
  • 240 syf.
    ·11 günde·Puan vermedi
    Kitabın konusunu okuduğumda daha önce bu konuya sahip kitaplar okuduğum aklıma geldi. Bakınız : Paulo Choelho'nun Aldatmak, Zweig'ın Korku kitabı. Hep kadınların eşlerini aldatması ve daha sonra bir aydınlanma yaşamalarını konu alıyor. Aydınlanma için birini aldatmaya ihtiyaç duymaları biraz ilginç. Neyse...
    Kitabın başta daha önce okuduğum diğer kitaplara benziyor oluşu bir tık endişelendirmişti beni. Çünkü benzer konuları okuduğum zaman genelde çok sıkılıyorum. Bu kitabın başları da bir tık öyle oldu. Günlük 10 dakika okuyacağım hedefimi tamamlamak için başlayınca başlarda biraz da süründü. Sonra epey fazla sayfa okuyarak bitirdim. Bitirdim ama nasıl kızgınım sinirliyim. Bu kitabı öneren arkadaşıma yazdım hemen. Nasıl gıcık olmuşum ama. Kitty karakterinin neresinden tutsam asla seveceğim bir yanı yok. Eğer gerçek bir kişi olsaydı normalde en sinir olduğum şey olan anti fan olma yolunda olurdum o derece beni sinir eden bir karakterdi kendisi. Şu an bile hatırladıkça sinirleniyorum. Yazarın akıcı bir yazım dili var fakat bana kalırsa karakterlerin düşünce akışlarını daha fazla verebilirdi. Kitty karakterinin iç çatışmasını okumamız gerekiyor bana kalırsa. Konuya bakınca bunu bekledim çünkü. Tamam zaman zaman okuduk ama bütünüyle aslında onun ne düşündüğünü anlamak isterdim. Karakter yazardan kaynaklı olsa gerek tam olarak ne düşündüğünü bilmiyordu. Bir öyle bir böyle. Sonunda da ben karakter şunu düşündü şunu istiyordu diyemedim. Veee Walter karakteri, ayıp olmasın diye konmuştu sanki. Adam var ama hiçbir şekilde tanıyamadım kendisini. Var ama yok öyle bir karakterdi. Daha yakından tanımak isterdim. Yahu ne dolmuşum.
    Devamı için : http://www.goncanindunyasindan.blogspot.com/...ugham-kitap.html?m=1
  • 390 syf.
    ·2 günde·Beğendi·9/10
    Şah ve Sultan; Osmanlı ve Safevi devleti arasındaki olaylar eşsiz bir üslup ile anlatılmış. Tarih raflarının en ilginç dönemlerinden 50 yıllık bir süre... bu yılları eşsiz kılan ülke yönetenlerin eşsiz dehaları, şair kişilikleri... mücadelenin sadece savaş meydanlarında değil, satırlarda ve sadırlarda devam ettiği zamanlar . 392 sayfalık eserde sultanın yavuzluğu, maneviyatı ve keşfiyatını, Şah’ın dehasını sevdasını , Gülizar Begümün sevdasını, Taçlı’nın bedbahtsızlığını, Kamber Can’ın vefasını, ikiz kardeş Hasan ve Hüseyinin bağlılığını okurken kendinizden geçeceksiniz. Tarihte eşşiz sultan Yavuz Selim Hanın döneminin hassas dengesini Anadolu coğrafyasının içinde açmazları tarafsız bir şekilde ele almış. Konu şair ve şiir olunca şiirlerin sultanı ve şiirlerin şahının hiciv dolu belagat ve kalem harbi çok güzel işlenmiş . Dahası Aşk ve sevginin tarifini ; sevgiliyi öyle güzel anlatmış ki ancak kitap okunarak öğrenilir. İşte bir kaç cümle; *Alın yazısı gücünü ruhtan alırdı be sevgi ruha yol göstermediği sürece bütün yollar yanlış hedeflere çıkardı. *bir şeyin haddini aşınca Zıddına dönüştüğünü biliyordum. Mesela gözyaşı ve ağlama haddi aşarsa insan artık gülmeye başlar ve çok gülen insanın tavrı tersine dönüp yine gözünden yaş gelirdi. •Aşkın gücü seven ve sevilen arasındaki birleşmeden geliyordu. Aşık ve maşuk ayrımı ortadan kalkıyordu. Aşık ve maşuk hicrandan ve vuslattan aynı lezzeti alabiliyordu. Böylece aşk ayrılığı da ortadan kaldırmış oluyor seven sevileni ta içinde biliyordu. * güzellik eğer seveni yoksa beyhude telaş idi. Güzellik bir tarla ise sevmek onun tohumu idi. * Ve unutma, Her Şafak elinde fener ile gelen bir hırsız gibidir. Ömürleri çalar götürür. Uyanık dur.
    Ve yavuz ile Mısırlı Cariyenin sevgisi ve ahirete kalmış vuslatı... -Derdi olan neylesin? -Derdi neyse söyleşin.
    - Ya korkarsa neylesin - Hiç korkmadan söylesin. Devamı ve nice anlatımlar kitapta... .... kitap ile kalın
    #zenginegitimkitap #şahvesultan #iskenderpala
  • 96 syf.
    ·1 günde·4/10
    Marquezin ilk kırmızı pazartesi kitabını okumuştum. Yazar kitabın sonunu soru işaretiyle kapattığı için kızgındım genel olarak iyiydi ama Bizim doğu kültürüyle ortak sorunları işlemişti dili de iyiydi. Benim Hüzünlü Oruspularımı öven bir söz görmüştüm 10 tane kürk mantolu madonnaya bedel diye kürk mantolu madonna da en sevdigim kitaptır. Raflarda marquez kitabını görür görmez kaptım bir solukta okuncak gibi görünüyordu 96 sayfa kitap hakkındaki düşüncem:
    Beklentim yüksek olduğu(Nobel Edebiyat Ödülü aldıgı için) beklentimi karşılamadı bu olumsuz eleştirinin yanına şöyle olumlu eleştiriler söyleyebilirim. Akıcı,tek solukta biter belki de sizin hoşunuza gider :D bizim örf ve adetimize uygun da olduğunu sanmıyorum isminden dolayı değil içindeki konudan dolayı DEVAMI SPOİLER 90 Yaşında bir adamın doğum gününde bakir kız istemesi ve gelen kızın 14 yaşında olması ona aşık olması yani bumudur. kitap okurken bize katıcak olan şey yani belki konusu böyle olduğu için dikenlerimi çıkardım olumlu taraflarını göremedim 14 yaşındaki çocuğu kadın olduğunu söyleyen onu çıplak izleyen 90 yaşındaki adam bundan haz duyan öpen hayal ederek okurum midem bulandı. Benim için bittin MARQUEZ reis :D
  • 456 syf.
    ·5/10
    Senden önce ben kitabını okurken çok duygulanmıştım çok güzeldi. Hatta kitabı okumama rağmen senden sonra ben kitabını okumak için alırken kütüphanemde durması için onu da aldım. Senden sonra ben kitabından beklentim yüksekti bu yüzden. Kitaba başladığımda ve de devam ettiğimde o kadar uzun bi yere kadar sıkıldım ki dedim tek kelimeyle vasat. Ve hala öyle düşündüğüm yerler var. Ne alaka bir tane kız evlat. İlk kitabın arkasından gelecek kitapta bi evlat beklemiyordum açıkçası. Daha sonra okumaya devam ettikçe will ile alakalı kısımları okurken biraz sabredip dikkate almadan geri kalan hikayeyi senden önce ben devamı gibi bir beklentiyi bırakarak okumaya başladığımda kitabın tadını aldım. Ona rağmen pek çok şey bana gereksiz geldi. Kitapta en çok sonlarındaki lou nun ailevi diyaloglarına gerçekten sesli güldüm ve yeni bir ilişki atışmaları falan hoşuma gitti. Duygulanıp o tatlı hislerini okumak güzeldi. Ama genel olarak yorumlamak gerekirse şunu söyleyebilirim. Kitap senden önce ben den sonra biraz zoraki bir kitap olmuş, ama ona rağmen yazar yine de fena bir iş çıkarmamış bu kitabıyla. İyi bir yazar kendisi zaten. O yüzden bu kitaba kötü demek yazara, iyi demek bu katagorideki pek çok kitaba öncelikle de ilk kitabına haksızlık olur. O yüzden sadece merak edenlere tavsiyemdir.