Sağlık olduğunda her şey bir zevk kaynağıdır. Şu halde insanların birbirlerine başka şeyler yerine her daim sağlık durumlarını sormaları ve esenlik dilemeleri, sebepsiz değildir. Zira mutluluğun onda dokuzu budur. Sonuç olarak aptallıkların en büyüğü sağlığını feda etmektir, her ne için olursa olsun: İş için, eğitim için şöhret için, terfi için, şehvet ve anlık zevkler için. Tersine: Ne var ne yoksa, her zaman sağlığın ardından gelmelidir.
Sahip olmadığımız şeylere bakarken, "Benim olsaydın nasıl olurdu?" diye düşünme eğilimindeyizdir ve işte böylece yokluğunu hissederiz . Oysa bunun yerine sahip olduğumuz şeyler için sık sık şunu düşünmemiz gerekirdi: "Bunu kaybetsem ne olurdu?"
Hayat satranca benzer: İkisi için de plan yaparız fakat bu satrançta rakibin, hayatta da kaderin kendi istediğini yapma şartına bağlı kalır. Bu şekilde yapılan değişiklikler genellikle o kadar önemlidir ki planımız uygulamada kimi ana hatlarıyla tanınmaz hale gelir.
Gelecek için yaptığımız planlar ve duyduğumuz endişeler ya da geçmişe özlem bizi durmaksızın öyle meşgul eder ki mevcut an neredeyse hiçbir zaman hiçbir şeyiyle dikkat çekmez ve ihmal edilir. Yine de kesin olan bir tek odur; buna karşılık gelecek, hatta geçmiş bile neredeyse her zaman düşündüğümüzden farklıdır.