..
Bir yerlerimde hissedebiliyordum onu, varlığımın ben doğduğum zaman doğan, ama ben büyürken büyümeyen bir parçası gibi, bir zamanlar bildiğim, ama doğarken geride bıraktığım bir parçası gibi. . Olabilecek, gene de hiç yaşanmamış her şeyin belli belirsiz bilinci gibi ...
...
...
"Yurtseverlik" sözcüğünü her andıklarında, aslında Allah'tan korkmadıklarını, kafalarındaki yurtseverlik kavramının yoksulun, zenginin toprağını, onların kendi topraklarını savunmak için ölmesi gerektiği anlamına geldiğini hemen anlardım, çünkü yoksulun toprağı yoktu.
...
...
Bütün bu hükümdarların erkek olduğunu keşfettim. Ortak yanları hırslı ve çarpık bir kişilik, paraya, cinselliğe ve sınırsız güce karşı doymak bilmez bir iştahtı. Dünyaya kötülük tohumlarını eken, halklarını talan eden erkeklerdi bunlar; kalın sesli, ikna yeteneğine sahip, tatlı sözler seçip söyleyen, zehirli oklar atan erkeklerdi. Gerçek yüzleri, ancak ölümlerinden sonra ortaya çıkıyordu. Böylece tarihin aptalca bir inatçılıkla kendini tekrarladığını keşfettim.
...
...
-bakışlarında aşık olduğunu söyleyen bir şey var.
+İnsanın bakışlarında aşkı ele veren ne olabilir ki?
-bilmiyorum, fakat özellikle senin, aşksız yaşayamayacak biri olduğunu hissediyorum.
+Ama ben aşksız yaşıyorum.
-o halde yaşamın bir yalan; ya da hiç yaşamıyorsun.
...