lumière du soleil

8/10
·384 syf.··
2024 31. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2024 04:01
Öfke Kralı • Yorumum 4/5 Kitaba BAYILDIM!!! Kitap çok akıcıydı, hafif rsye girer gibi olmuştum ama Öfke Kralı rsyi aldı götürdü. Şuan arka arkaya 2 kitap daha okudum. Rs kurtarıcısı aşk kitap! Tropelarına zaten aşık biri olarak kitabı çok seveceğimi biliyordum. Vivian'ın güçlü duruşu ve asilliği beni çok etkiledi. Çok beğendim.Dante'yi söylemiyorum bile! Aşık oldum aşık! Çatık kasları dışında hiçbir sorunumuz yoktu kendisiyle. Çok tatlı ve düşünceliydi. İkili arasında ki çekim çok iyiydi. Vivian & Dante atışmalarını, Dante'nin esprilerini ve kıskançlığını okumak çok keyifliydi. Serinin diğer kitaplarını büyük merak ve heyecanla bekliyorumm.
Öfke KralıAna Huang · Martı Yayınları · 01,974 okunma
Reklam
"Burası sıradan bir çamaşırhane değil. Kalp çamaşırhanesi. Kalbindeki lekeleri temizletebileceğin ya da kırışıkları ütületebileceğin bir yer. Kırışığın veya çıkarmak istediğin bir leken varsa burada sana yardımcı olabilirim." "Kalp... çamaşırhanesi... mi? Öyle bir şey mi var?" "Var tabii. Şu anda içinde olduğun yer dünyadaki tek kalp çamaşırhanesi. Yolunun buraya düşmesinin önemli bir nedeni olmalı. Ben bu çamaşırhanede iyileşmeye ve teselliye ihtiyaç duyan insanların lekelerine şefkatle dokunan Jieun'ım."
"Güneş bu mahallede her gün hüzünle batıyor. Sanki son batışıymış gibi, yarın yokmuş gibi." Günlerdir hiçbir şey yapmadan sadece güneşin doğup batışını izleyen genç kız nihayet evden dışarı çıktı. En acılı gününe ait son anısını bu kadar geç hatırladığı için kızgındı kendine. Artık gerçeği öğrendiğine göre bir şeylerin değişmesi gerekiyordu. Kızgınlığı, suçluluk duygusunu şimdilik bir kenara bırakmalı, kendini suçlamaya harcayacağı vakitte sorunlarını çözmeye ve kabullenmeye çalışmalıydı. Hem sonunda belki bazı cevaplar bulurdu. Şimdi yapması gereken, insanların kal- bini tam anlamıyla iyileştirebileceği bir iş ve mekân bulmaktı. Burada, Marigold denen bu kasabada.
İçlerinde tuttukları hikâyelerin onlarda leke bırakmasındansa, yüreklerinin yavaş yavaş hafifleyip temizlendiğine tanık olmak hoşuna gidiyordu. Başkalarının yüreğine dokunursa belki günün birinde kendi kalbi de dolardı. Dört gözle bekliyordu o günü. Aslında tüm bunları yeteneği sayesinde yapabildiğinin farkındaydı ama gücünü doğrudan kullanmaya çekiniyordu. Bir kez İçlerinde tuttukları hikâyelerin onlarda leke bırakmasındansa, yüreklerinin yavaş yavaş hafifleyip temizlendiğine tanık olmak hoşuna gidiyordu. Başkalarının yüreğine dokunursa belki günün birinde kendi kalbi de dolardı. Dört gözle bekliyordu o günü. Aslında tüm bunları yeteneği sayesinde yapabildiğinin far- kındaydı ama gücünü doğrudan kullanmaya çekiniyordu. Bir kez daha birini kaybetme ihtimali korkutuyordu onu. Birini sevmek, beraberinde mutlaka o kişiyi kaybetme korkusunu da mı getirirdi? Yaşlılığı kendine yasaklayan kız, etrafındakilerin yaşlanmasını seyrederken istemeye istemeye de olsa kendini ayrılığa hazırlamak zorunda kalırdı. kalırdı.
"Affedersiniz, burası neresi?" Hafif bir dokunuşun omzunu sarsmasıyla uyanan adam gözlerini açtığı anda boş bulunarak karşısında ona bakan mavi gözlere kapılıverdi. Denizi, gökyüzünü andıran yoğun göz be- bekleri ışık vurduğunda mavi; uzun güzel kirpiklerini kırpıştırdığındaysa kahverengi görünüyordu. Bu gizemli bakışlarla sersemleyen adam nihayet aklını başına toplamayı başardığında kadının sorusunu cevapladı. "Burası... Muhteşem güçleri olan bir kasaba." "Muhteşem güçler mi? Buradan şimdiye dek hiç hissetmediğim bir koku yayılıyor. Ben bir yerin kokusuna bakarak nasıl bir enerji yaydığını algılayabiliyorum. Bu kasaba... huzurlu ve güzel kokuyor. Ama garip bir şekilde tanıdık bir his de uyandırıyor. Hem rüzgârı hem de havası yumuşak. O kadar ferah ki elimde olsa ömrümü burada geçiririm." "Madem öyle... Bu kasabada birlikte yaşamaya ne dersiniz?" Kadının gözlerine bakarken boş bulunarak sorduğu bu soru adamı afallatıp yerinden sıçratmaya yetmişti. Onun kulaklarına kadar kızarmış şaşkın halini gören kadınsa tatlı tatlı gülümsedi. "Olur. Yaşayalım."
Reklam