"Arabadan bir battaniye getir. Otto, sırtına baksana. Tanrım, bütün sırtı!"
Kadının sesinden dehşet içinde kaldığı belliydi. "Hayatımda böyle bir şey görmedim. Allah aşkına, ne olmuş ona böyle?"
"Kim yapar böyle bir şeyi?" diye söylendi adam.
"Lütfen dokunmayın!" dedi kız. "Canın çok yanıyor!"
"Otto, baksana, dudakları kıpırdıyor. Ne oldu sana böyle, ufaklık?"
"Yardım edin bana!"
"Başına ne geldi, kızım? Hadi bir şey söyle."
"Rahat bırak kızı," diye azarladı adam kadını. "Görüyorsun işte, konuşmuyor. Sanırım dilsiz. Yardım et, hemen hastaneye götürmemiz lazım." Kadın ayağa kalktı ve endişeli gözlerle ormandan tarafa baktı.
"Bir yıl önce kaybolan kız değil mi bu?"
İlk defa bir polisiye kitabını yarım bırakmadan okudum. Normalde polisiye okumuyorum, bu kitap ile başlangıç yapmış oldum bu türe. Ve inanılmaz sevdim. Kitabın ortasında zaten katilin kim olduğunu anladım ama altında yatan nedenler daha çok önemliydi benim için. Konusunu şu şekilde özetleyebilirim; Bir katilimiz var, kadınları kaçırıyor. Onlar ile ilişkisi olan yakınını arayıp, 48 saat içinde kadının neden kaçırıldığını bulursa, kadın yaşıyor. Ben çok sevdim, daha önce polisiye okumadıysanız ya da polisiye türüne başlangıç yapmak istiyorsanız bu kitabı okuyabilirsiniz.