-ne garip şu ikindi sazlıklarında / federico adında biri olmak...
sevdin mi?
-sevip sevmediğimi bilmiyorum da, senin haklı olduğunu düşünüyorum. hiçbir yere yakışmayan adamım ben. çatıdaki odam bile artık beni istemiyordu. nereye gitsem bir garip, iğreti duruyorum. ikindi sazlıklarında bir adamın bu duyguya kapılmasını anlıyorum. hatta göllerde kamış olmak bile istenebilir. çünkü ikindi olmuş, akşam olmuş pek fark etmez. ama insan göllerde kamış ya da ikindi sazlıklarında... neyse, saçmalıyorum.
adam neler çalıyor kavalıyla, hiç kulak verdim mi? hayır. ev kadınlarına gelişini haber vermek için bir öttürüyor mu, yoksa doğru dürüst havalar mı çalıyor? öteki sazlarda olduğu gibi kaval için bestelenmiş ezgiler var mıdır? yoksa kavalcılar akıllarına eseni mi çalarlar? kaval çalan birisine kavalcı denilebilir mi? al sana bir yığın soru... yaşamak, öğrenmek hiç de kolay değil.