Toplu olarak insanları sevdikçe kişilere karşı sevgim o oranda azalıyor. Hayalimde, olanca tutkumla insanlığa hizmet etmeyi kurduğum çok olmuştur, gerekirse bu uğurda kendimi feda edebilirim. Gel gelelim, kimseyle aynı oda da iki gün bile geçiremem; bunu deneylerimden biliyorum. Bana yaklaşan kimse kişiliğimi eziyor, özgürlüğümü sınırlıyormuş gibi geliyor bana. Yirmi dört saat içinde en iyi insandan nefret edebilirim. Birinden, sofrada yemeği ağır yediği için öbüründen nezlesi var, durmadan burnunu temizliyor diye... İnsanlarla ilişkiye girer girmez onlara düşman kesiliyorum. Ama kişilere nefretim arttıkça genel olarak insanlığa sevgim o oranda artıyordu.
Sadece ücret karşılığı çalışan bir işçiyim, emeğimin bedelini hemen isterim.Beni takdir etmeli sevgime sevgi ile karşılık vermeliler. Başka türlü sevemem ben.
Sızlanmanın doyurucu yanı içteki acıyı deşip taşırmaktan ibarettir.Böyle bir keder avunma da istemez, çaresizlik onun besinidir. Sızlanmalar kanayan yarayı büsbütün azdırmak ihtiyacından başka şey değildir.