Didem Biçim Temiz

Didem Biçim Temiz
@didembcm
fâni.
Sosyal Hizmet
29 okur puanı
Nisan 2019 tarihinde katıldı
Put diken, puta tapmayı hortlatan, puta tapan asırdır bu asır. …. İnsan çağımızda gönül tarlasına durmadan put dikiyor. Kendi türettiği eşyaya, kendi kurduğu sisteme veya kendinin yücelttiği insana tapmak yoluyla kendine tapmaya çalışmakta belki de. Kendini dolaylı yoldan putlaştırmanın boş deneyinde. Aslında insanın kendini veya başkasını putlaştırması, sonuç olarak, aynı yere çıkar: şifası güç bir AŞAĞILIK duygusu saplantısına.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Çocukluğumdan beri yaptığım gibi kendimi yükümlü saydığım etkinlikler doğrultusunda son nefesime kadar didinip çırpınacağım. Niçin? Aklen bu dünyada ele geçirmeye, hele elde tutmaya değer bir şey bulunmadığı sarahatine ulaştığım için. Üstümde ister istemez bu dünyadan bir şeylerin takılı kaldığı besbelli. Bu fazlalıklardan kurtulup, üstüme kondurulmuş ne varsa onların mümkün olduğu kadarını elden çıkarabilmek için. Aklen ulaştığım sarahate denk düşecek bir aydınlığa kalben ulaşamadım fakat.
Cumhuriyetin ilânından sonra Türkiye'nin bir "iç pazarı” oldu; ama bir "milli pazarı" olmadı. Demiryolları beynelmilel kapitalizmin iç pazara nüfuzuna hizmet etti; ama ülke sınırları içinden kaynaklanan kapitalist bir palazlanmayı teşvik edecek herhangi bir kolaylık sağlamadı. Kolaylık başka bir alanda sağlandı. İç pazarın milli pazar olamayışı halkın bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmaya önem vermek yerine beynelmilel kapitalizmin müşterisi olmaya önem vermesini kolaylaştırdı. … Tek parti iktidarı yirmi yedi yıl işte böyle sürüp gitti. Milli bir hamle yapmaktan alıkonulmuş Türkiye iki dünya savaşı arasında önüne çıkan her toplum modelinden işine yarayacak ne varsa devşirmeye çalıştı.
Osmanlı batılılaşması kökeni İslâm olan bir toplumun modernleşmiş bir dünyada kendine bir yer açmaya çalışması çabalarını yansıtıyordu. Cumhuriyet batılılaşması toplumun kökeninde İslâm olduğu gerçeğini göz ardı etmekten beynelmilel bir destek ve iltimas bulma ümidiyle başlatıldı.
Avrupalının gözünde millet demek “milli pazar” demektir.