“İslamın mescitleri artık secdegâh olmaktan çok siyaset, sömürü, hatta şiddet ve terör mayalayan ocaklara dönüşmek üzeredir. Dünyanın değişik yerlerinde cuma kılmak için gittiğim camilerde dinlediğim hutbelerin hemen tamamı beni dehşete düşürmüştür. Yıllar boyu bu hutbeleri dinledikçe İslam dünyasının nerelere götürüldüğünü, hangi tuzaklara düşürüldüğünü içim sızlayarak fark ettim.”
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Türkiye’de cami artışı ile ahlak ve erdem düşüşü at başı gitmektedir. Demek olur ki, cami yaptırımındaki artış bir dindarlığın ve samimiyetin ürünü değil, riya ve kapkaççılığın göstergesi olarak öne çıkıyor.”
“Ana dilde ibadete karşı çıkan bir zihniyetin Kur’an Kursu tabelası altında öğreteceği asla Kur’an olamaz. Onlar Kur’an’dan bir şey öğretmediler; Arap alfabesindeki harflerin nasıl telaffuz edileceğini öğrettiler. Kur’an mesajı nerede, harf telaffuzu nerede…”
“Cahiliye kalıntılarının bugünkü dünyada en bol bulunduğu coğrafyalar, ne yazık ki, Müslüman coğrafyalardır. Cahiliye, hemen hemen tüm dünyadan silinmişken, Müslüman coğrafyalar onu ‘İslam’ tabelası altında ihya etmiş bulunuyorlar. Temel göstergeleri verelim:
Riyakarlık,
insanları, mezarları, mezhep ve tarikatı putlaştırma,
emanetleri ehil olmayanlara verme, fırkacılık, din adamlarını rableştirme, insan hakları ihlalini hayat tarzı haline getirme, krallık ve despotizmleri yönetim biçimi olarak sürdürme, Allah ile insan arasına kişi ve kurum sokma, Allah’a ibadeti bir biçimde para ile yapılır hale getirme…
Kurtuluş seferberliği ve kurtuluş teolojisi için temel söylem, bizce kısa ve net:
Atalar dinini bırak, Kur’an’ı din yaparak yeniden dirilişe bak! Veya: Emevi-çöl fıkhını bırak, Kur’an’dan hareketle uzay fıkhını oluşturmaya bak!”