📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
ah, şu sözcükler! ne korkunç şeylerdi onlar! ne kadar açık ve net, canlı ve acımasızdılar! onlardan kurtuluş yoktu ama yine de insanı nasıl ustaca büyülerlerdi! biçimden yoksun olan şeyleri bile biçim verilebilir bir hale sokabilme ve viyola ya da Luth sesi kadar tatlı, sadece kendilerine özgü olan bir müziğin yansıtabilme becerisine sahipler. Ah, şu sözcükler! onlardan daha gerçek olan başka bir şey var mıydı şu dünyada? 
Ama içimizdeki en cesur adam bile kendisinden korkuyor. İçimizdeki barbarlığı yok edelim derken, özümüzü inkâra dair duyguları hayatımızı mahvedecek kadar üzüntü verici bir şekilde canlı tutuyor ve reddettiğimiz şeyler için de cezalandırılıyoruz. Boğmaya çalıştığımız her dürtü zihnimizde kuluçkaya yatıyor ve bizi zehirliyor 
hayatın amacı insanın kendisini geliştirmesidir. Her birimiz bu dünyayı doğamızın gerektirdiklerini eksiksiz olarak gerçekleştirmek için geldik ama günümüzde insanlar kendilerinden korkar oldular. Görevlerin en yücesini, yani insanın kendisine karşı olan, kendine güvenmekle ilgili görevini unutmuş durumdalar. Hayır işleri yaptıkları bir gerçek. Açları doyuruyor, çıplakları giydiriyorlar ama kendi ruhlarını aç ve çıplak bırakıyorlar. ırkımızda cesaret denen şey kalmadı, belki de hiç olmamıştı. Ahlakın temelinde toplumsal baskısı var, dinin altında yatan sır da tanrı korkusu…