Kitap gelecekte atom bombası tehlikesi olmasından dolayı çocukları bir uçağa bindirip korumak istemeleriyle başlıyor. Uçak ıssız bir adanın üstünden geçerken düşüyor ve hayatta kalan çocukların birbirini bulmasıyla olaylar gelişiyor. Benim ilgimi en çok çeken şey ise kitabın en başında çocukları uçağa bindirmeleri kısmında aklımda kız-erkek bir sürü çocuk uçakta giderken canlansa da kitapta sadece erkek çocukları var. Bu durumu genel olarak tüm kitabı ele aldığımda ve olayları göz önünde bulundurduğumda şu şekilde değerlendiriyorum: bence yazar erkek çocukların daha az kontrol altında olmasını ve daha az sosyalleşmiş olmasını, insanların doğal olarak nasıl davrandıklarını daha iyi anlatabilmek için kullandı. Zaten başlıkta da yazdığım "insansan şiddet vardır içinde, yaşın bir önemi yoktur" felsefesini çocukları kullanarak yansıtmış William Golding. İçeriğinde derine inecek olursam insanların doğal olarak yıkıcı ve karanlık yönlerinin ortaya nasıl çıktığını aynı zamanda insanların iç dünyasını ve yaratabilecekleri sosyal yapıları ele alarak anlatan bir kitap diyebilirim. Kısaca özetlemek gerekirse çocuk da olsa insanların ne kadar vahşi ve barbar olabilecekleri gösterilmiş.
---
! SPOILERLI DÜŞÜNCELERİM
Kitap her ne kadar güzel olsa da çocuklardan birine sürekli domuzcuk diyorlar ve bu beni okurken sürekli rahatsız eden şeylerden biriydi. Kitabı beğenmeme rağmen beni biraz soğuttu. Bunun dışında çocukların, bu adadan kurtulabilecek miyiz diye düşünmeyi bırakmaları ve geleceğimiz nasıl olacak diye düşünmeyi bırakmaları üstelik sürekli eğlence, geçici hevesler peşinde koşmaya başlamaları da gerçekten kendimi sorgulatan "ben de bazen bunu yapıyorum" dedirten kısımlardan biriydi. Kesinlikle en can alıcı kısımları ise çocuklardan birinin ölümüne sebep olmaları ve gözlüksüz