"Yaşanmalıymış tüm bunlar. Kimse kolay yollardan
geçmez. Kendimi acındırmak istemiyorum sana,
niyetim bu değil. Sadece teşekkür ederim.
Yanımda olduğun, yarın da olacağın, o kahve
ve bu pasta için. O gece öylece önümden geçip
gitmediğin için teşekkür ederim. İyi şeyler pek bulmaz
beni ama sen elinle koymuş gibi buldun. İyi ki buldun."
Bir romanın ilk satırına, bir şiirin ilk dizesine,
bir dizinin ilk sahnesine, bir genç kızın ilk aşkına
denkti bu. 15 Ocak onu ilk gördüğüm gündü.
Kaderlerimizin kesişim noktasıydı.
Birbirimize rastladığımız sokaktı.
Visal, kavuşmak demekti ve ben hasretini duyduğumu
bilmediğim o hisse gül kurusu rengindeki tabelanın
altında kavuşacağımın hayalini bile kuramazdım...