Kalabalıkta her duygu, her davranış bulaşıcı hem de ileri derecede bulaşıcıdır öyle ki bireyin kendi kişisel çıkarını kitle çıkarına feda ettiği görülür.
Kitleyi yaratan bireyler, ne türden olursa olsun, yaşayışları, işleri güçleri, karakterleri, zekaları birbirine ne denli benzerse benzesin ya da birbirinden ne denli ayrılırsa ayrılsın kitleleşme sonucu, yalnız ve yalnız bu nedenlerden ötürü ortak (kolektif) bir ruh kazanır. Dolayısıyla, her biri tek başınayken duyumsayacağı, düşüneceği ve davranacağından bir başka türlü duyumsar, düşünür ve davranır.
" O zamana kadar normal bilincin reddettiği gerçekleri tanımlayıp rüyaları bilimsel bir çıtaya çeken, erken çocukluktaki cinselliğin olgularını kabul eden, birincil düşünce süreci ile ikincil düşünce süreci arasındaki farkı anlayan ve bizi bilmediğimiz o ruhsal dünyaya yakınlaştıran bu adamda sıradışı birtakım şeyler olmalıdır. "
(Freud'a ithafen)