Kervancıların Hz. Yusuf'taki seçkin vasıfları fark etmeyip onu, birkaç dirheme hızlıca ellerinden çıkarılacak değersiz bir mal olarak görmelerine karşılık Aziz'in ondaki kıymeti takdir etmesi bir başka açıdan da çok manidardır.
Buradan anlıyoruz ki Allah bir kişiyi onun kıymetini bazen saklayarak bazen de izhar ederek korur. Allah'ın işine akıl ermez, güç yetmez; lütuf ve ikramını kimsenin aklının ermeyeceği en ince yollardan ulaştırır.
Bu şekilde Hz. Yusuf kervancıların elinde
orada burada dolaşan biri olmaktan korunmuş, Mısır'da en üst mertebelere kadar yükselecek bir konağa yerleştirilmiştir.
Kıyamet günü kervancıların hür olarak bulup yasadışı bir yolla köle olarak sattıkları o çocuğun peygamber olduğunu öğrendikleri zaman yüzlerindeki ifadeyi görmek isterim.
Yusuf Kıssası' nda üzerinde pek durulmayan bu detay, anlık kararlarımızın ahlakımızı ortaya koyduğunu çok açık bir şekilde gösterir. İnsanın gerçek karakteri, üzerinde çok düşünmeden hareket ettiği zamanlarda ortaya çıkar. İslam
ahlakçıları ahlakı tarif ederken "kendiliğindenlik" üzerinde ısrarla
durur. Bir insanda yerleşen iyi veya kötü ahlakın varlığı, onun gerektirdiği davranışların düşünme ve tefekküre gerek kalmadan kendiliğinden (spontane) onaya çıkmasıyla bilinir.
Bu durum bize gösteriyor ki iyilerden olmak öncelikle kişinin kendisine karşı dürüst olmasıyla başlar. İnsan bir defa kendisini ikna etti mi her davranışı için bir açıklama bulabilir. Bu nedenle bir yola giriş sebebimizi kendimize izah etmeye çalışırken bu açıklamayı Allah'ın huzurunda tekrarladığımızı hayal etmekte yarar var. O,nu da ikna edebileceksek
sorun yok. Bir açının çıkış noktasındaki beş derecelik bir sapma, varış noktasında çok büyük bir sapmaya dönüşür.
Yani niyetlerimizdeki küçücük bir sapma, davranışlarımızda çok büyük falsolar olarak ortaya çıkar. Niyetler çok düzgün, idealler ahlaki sınırlarda olmalı ki ayağımız kaydığında hemen
çizgiye geri dönebilelim. Bu çok önemli bir noktadır.
İslam eğitimcilerine göre bir çocuğun eğitimi, eşler evlenme kararı verirken başlar. Evlilik kişinin sadece kendisi için verdiği bir karar değildir. Evleneceği kişiye "Benim çocuklarımın
annesi/babası olabilir mi?" gözüyle de bakmak
gerekir. Kişinin kendi düşünceleri ve hisleri elbette önemlidir ama bir de bu gözle bakması tavsiye edllir. Ayrıca küçük bir not olarak geleneksel İslam pedagojisinde çocuğun dini,
ahlaki, mesleki vs. eğitiminden öncelikle babanın sorumlu olduğunu da eklemek isterim.