Uyarılmak bu çağın insanının pek hoşuna gitmiyor. Hiç kimse korkutulmak istemiyor. "Bize dini sevdirerek anlatın." diyorlar. Oysa Kur'an-ı Kerim'de müjdeler de var, ikazlar da. Hiç kimse kendisiyle ilgili kötü bir şey duymak istemiyor. Çok karamsar bir çağdayız, nezîr ayetlerini duymaya mecalimiz yok. Biraz rahatlamak, hayata biraz iyimser bakmak istiyoruz.
Dostlarımız müminlerden olsun. yakın çevremiz namaz kılanlardan olsun. Allah'a iman eden herkese yakın olup mütevazı davranalım. Adeta pergelin bir ayağı sabit, öbür ayağı evreni dolaşan semazenler gibi olalım. Dönüp dönüp geldiğimiz yer, müminlerin yanı olsun.
Bazen inkârda, israfta, gösterişte yarışanları incelemek, konuşmak, ayıplamak bizi o kadar meşgul eder ki kendi yapmamız gereken kulluğu unutur; kötülüğü kötülediğimiz için yeterince iyilik yaptığımızı zannederiz. Bu da bir gaflettir. Kötülüğün yaygınlığına ve gücüne üzülmek, bizde iyilik yapacak istek ve enerji bırakmıyorsa burada düştüğümüz tuzağı görmek lazım.Başkasının hatalarına üzülmekle geçirilecek zamanı iyiliği ikame etmek için sarf etmeye davet ediyor bizi Rabbimiz.