Rabbimizin Hallâk ve Alîm olması pek çok açıdan bizlere güven ve ümit verir. İçinde bulunduğumuz hali O'nun bildiğini ve bizi oradan çekip çıkarmaya, yeni bir yol yaratmaya gücünün yettiğini bilmek insanı ümitsizliğin dipsiz kuyusundan çeker çıkarır. Hatta imtihanımız bitmese dahi O'nun bildiğini bilmek, "Olanda hayır vardır." demeyi kolaylaştırır. Bu bakış açısı da sorunları daha kolay aşmamıza yardım eder. Böyle düşünmek insanı eylemsizliğe itmez, aksine ümitsizlikten kurtararak harekete geçmek için motive eder.
Varlığın temelinde adalet ve hakkaniyet vardır. Eğer herhangi bir sahada adalet ve hakkaniyet bozulursa, varlığın temeli de bozulmuş olur. Bir şeye hak ettiğinden fazlasını vermek de zulümdür, azını da.
Bazen Allah Teala dünyada vermez. Verir de senin istediğin gibi vermez. Belki de vermemesi seni korumak istemesindendir. O'na tam bir hüsnü zanla bağlananlar, yaptıkları ibadet ve iyilikler için dünyalık bir karşılık beklemezler.
Zahmetsiz rahmet olmaz. Sorumluluk insanlara zarar vermek, sıkıntıya sokmak için değil, insanı zararlardan korumak ve fayda temin etmeye yöneltmek içindir.