Aslında herkes bir sırrın içinde yaşıyor ama kimse bunun farkında değil. Sadece senin rüyaların değil, her şeyin büyük bir sırrın parçaları olduğunu unuttuk. Halbuki hepimiz bu büyük sırrı müdafaa ve muhafaza için düştük bu yalancı bahçeye."
"Ne yapmalıydık?"
"Anlatmamalıydık."
"Neyi?"
"Bu sırrı."
"Nasıl?"
"Bu sırrı birilerine, hele ki hiç anlamayacak olanlara anlatmaya niyetlenmek bile o büyük esrarı incitmeye yetti. Sırlarımızı incittik."
"Bir ölüm büyütüyorum; her gün binlerce nefesle karnını doyuruyorum. Zaman her seferinde benden bir adım önde. Bu da bir sır mı sence?"
"Ölüm sır olamayacak kadar yalın."
Kitap okurken, acılarını sadeleştirmeden yazanlara tesadüf ettiğim zaman şunu idrak ediyorum en çok: Böylesine yoğun bir acıyla muhatap olan sadece biziz sanıyoruz ama çok şükür sandığımız kadar yalnız değiliz.