dilek çağlayık

dilek çağlayık
Arkadaşım Aleksander Sopov'un anneannesi, rekor sayıda aitlik kurbanı. Dana Hanım, 1905-1998 arası Kumanova'daki sokağında, aynı evde yaşarken memleketi sekiz defa isim değiştirmiş: 1912'de doğduğu yer Osmanlı İmparatorluğu'ndadır. 1912-1915 yıllarında burası Sırbistan Krallığı'dır. 1915-1918'de Bulgaristan Krallığı. 1918-1929 döneminde Sırp-Hırvat-Slovenya Krallığı olur. 1929-1939'da da Yugoslav Krallığı. 1941-1944 yıllarında Bulgaristan Krallığı'nda yaşar. 1944'ten 1991'e kadar adresi Sosyalist Yugoslavya. 1991'le öldüğü 1998 arası Makedonya Cumhuriyeti. Dana Hanım'ı, soyadını da üç defa değiştirmeye mecbur etmişler. İvanovska İvanova Yovanoviç.
Sayfa 174·Kitabı okudu
Reklam
Ford şirketinin üst yetkilisi sınıf arkadaşım anlatmıştı. Pentagon'un, birçok ülkede gizli silah gömme işinin ihalesini almışlar.Savaş çıktığında ânında kazıp çıkaracaklar, nakille zaman kaybetmeyecekler. " Ben de boş durmadım, " demişti.Silah çukurlarını kazdıklarında ilk görecekleri Gılgamış Destanı.Çaktırmadan kitabın kopyalarını yerleştirmiş. Başka bir uygarlıkta sanat barış getirebilir. İnsanı sanatı kurtaracak.
Sayfa 164·Kitabı okudu
"Kimim?" diye sorsam? " Yaşamın tekrarından kaçtığımda, kimseye zarar vermeden okuduğum kitapların bütünüyüm, " diyebilmem şık olurdu.Palavra! Çoğunu unuttum. 21. yüzyılın sıradan kültür kevgiriyim.
Sayfa 163·Kitabı okudu
Okuyacağımıza, çok konuşuyoruz. Otostopçunun Galaksi Rehberi'nde yolu gezegenimize düşen Ford Prefect, evrenin bu ücra köşesine kimse uğramadığından beklerken türümüzü incelemeye koyulur.Ne kadar çok ve boş laflarımıza anlam veremez. " Hava bugün çok güzel." " Evet çok güźel." " Havanın güzel olduğunu anlamak için konuşup tekrarlamak neden? " diye sorar. " Biri zaten bilineni, gözümüzün önünde olanı gösterirken, diğeri onu teyit etme ihtiyacında.Demek dertleri konuşmak değilmiş." der. Nedenini araştırır. " İnsanın ağzını açıp kapamaya ihtiyacı varmış.Konuşmazsa dudakları yapışacak.Dudakları yapışırsa ağzını açamayacak, ağzını açamazsa aç kalacak."
Sayfa 163·Kitabı okudu
Yaşamak istediğim yerleri seçerken değişmez bir kaidem var.Dikkat çekmeyeceğim kadar büyük, kedilerini tanıyabileceğim kadar küçük olmalı. Sicilya'dan iyi yer olabilir mi? İnsanlar Yunan, Arap, Norman, İspanyol, İtalyan kırması.Bayrakları ciddiyetten uzak hilkat garibesi, üç bacaklı Medusa.Millet müptelalığından kurtulmuşlar. " Kimlerdensiniz?" saplantıları yok.Piçlikleriyle özgürler.Özgürlük, ait olmamak değil mi? Kendime de. Son aitlik kölelerimiz çocuklarımız.Kafalarına akıl yerine dinlerle bayrakları monte ediyor, anahtarı bir yere atıyoruz.Bize benzesin, tarihimize sahip çıksın dedikçe insanı insana kırdıran tarih tekerrür ediyor. Tarihini bil doyorlar.Bilme. Gününü kızıştırmak için geçmişi kullanma. Düşmanlarını, kahramanlarını, peygamberlerini hortlatma. Zerdüşt, Musa, Colombo, Napoléon, Lenin...Hepinize güle güle. Emanetlerinizden uzak kalsın çocuklar.
Sayfa 81·Kitabı okudu
Reklam