"Sen bana hiç gelmedin, ama ben de senden hiç gidemedim.En acısı da ne biliyor musun? Gözünün önünde etimi kemiğimden sıyırdın, yine de vazgeçmedim senden.Ve yine de bilmiyorsun beni. Hiç bilmedin. Belki de hiç bilmeyeceksin"
"O uğruna fırtınalar kopardığım çocuktu. O Pamir Yelkıran'dı. O, tebessüm ederek kafasını yere eğerken sağ yanağındaki gamzesini çıkartan ve küçük çaplı kalp krizlerime zemin hazırlayan çocuktu. O benim ilk kalp ağrımdı, tutunmak isteyip;tutunamadığımdı. Yarım kaldığım, yanına kalamadığımdı. İmkansızımdı. Bilinmezimdi. Katilimdi. Kıyamadığımdı.
"Tekrar geldin,
Gözlerimi kamaştırarak,
Denizin üstündeki güneşin pırıltısı gibi
Tam özgür hissettiğimde,
Ay, pencere pervazında senin yüzünü yansıtıyor.
Tam seni unuttuğumda
Kalbim gözlerini hatırlıyor ve çarpması duruyor.
Ve bu yüzden elveda
Bir sonraki gelişine kadar,
En sonunda ben seni görmeyene kadar.. "