Yol uzundur, taşlıdır. Her adımda yol kesiciler pusuya durmuş durumdadır. Ben ise yoldaşsız, dizlerim titrek, omuzumdaki yük ağırdır. Ne yapacağım diye, yazgımdan korkmaktayım.
Acı çeken, yorgun bir ruhu vardı. Sessiz gecelerde bu yıkıntıların arasında dolaşıp, inlerdi. Bir duvarın gölgesinde oturur, kendi gizemli coşkularına dalar, kendi kendine mırıldanır, Tanrı ile konuşurdu, yaşamı buydu